faiz oranı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
faiz oranı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2019 Pazartesi

TÜRK TİCARET HUKUKU - 8





                                                                  CARİ HESAP 



                             TTK md. 89 f-1 ;
                  İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı            ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçmeleri ve bunları da kalem kalem alacak ve borç                      şekline  çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin              sözleşme cari hesap sözleşmesidir.


           CARİ HESAP SÖZLEŞMESİ 

  • Yazılı olarak yapılması gerekir 
  • Sözleşme ile kurulur ve bu sözleşmenin konusunu takası mümkün olan karşılıklı alacak ve borçlar  oluşturur. 
  • Alacak ve borçların bir süre istenmesinden vazgeçilmektedir. 
  1. SÖZLEŞMENİN NİTELİĞİ, ŞEKLİ, TARAFLARI : Cari hesaba girecek veya  bunun dışında kalacak alacakların neler olduğu, faiz oranı, sözleşmenin başlangıcı ve ne kadar süreyle devam edeceği hakkında hükümler konulur. Sözleşmede hangi devrelerde hesabın görüleceğinin de belirtilmesi gerekir. Yazılı geçerlilik şarttır, adi yazılı şekil yeterlidir. Her iki tarafında tacir olmadığı bir cari hesap sözleşmesi veya en az birisi veya her ikisi de tacir olan özellikle cari hesap hükümlerine tabi olacaktır. Özellikle bileşik faiz uygulaması bakımından her iki tarafın tacir olması gerekmektedir.
  2. CARİ HESABA GEÇİRİLEBİLEN veya GEÇİRİLEMEYEN ALACAKLAR : Her hangi bir hukuki sebep ya da ilişkiden doğan alacakları cari hesaba kaydedilebilir kılar. Cari hesaba kaydedilebilecek takası mümkün karşılıklı alacak ve borçların sözleşmeden doğması gerekir. Sebepsiz zenginleşme veya haksız fiilden doğan alacak ve borçlar cari hesaba geçirilemez. Cari hesaba geçirilemeyecek olan alacaklar ise TTK md. 93 de belirtilmiştir. 


          CARİ HESAPTA HESAP DEVRESİ ve SÖZLEŞME SÜRESİ

  • Cari hesaba ait iki tür süre vardır. Bunlardan birincisi cari hesap sözleşmesinin süresi, ikincisi ise bu sözleşmeye ait hesap devrelerine ilişkin sürelerdir. 
  • Cari hesap sözleşmesi belli veya belirsiz süreli yapılabilir. Sözleşme belirli süreliyse  sürenin sona ermesiyle hesap kesilir ve bakiye ödenir. Belirsiz süreli ise, sözleşmenin sona ermesi taraflardan birisinin feshi ihbarı ile gerçekleşir. Böylece hesap kesilir, bakiye tespit edilip alacaklı kim  çıkıyorsa ona diğer taraf ona ödeme yapar. 
  • Hesap devresi, sözleşme  veya ticari teamülle tespit edilen hesabın incelendiği, borç ve alacak kalemleri arasındaki farkın tespit edildiği devredir. Sözleşme süresi içinde birkaç hesap devresi bulunabilir. 
  • Hesap devresi içinde tarafların alacaklılık ve borçluluk sıfatları belli değildir. Her hesap devresi sonunda yapılan takas neticesinde ortaya çıkan alacaklılık veya da borçluluk durumunu gösteren hesap cetveli diğer taraf bildirilir. Ortaya çıkarılan bakiyeyi gösteren cetveli alan taraf bir ay içinde noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imzalı belge ile itiraz edebilir, aksi halde kendisine tebliğ edilen bakiyeyi kabul etmiş sayılır. 
  • Bakiyenin bulunması bir tespit işlemidir. Alacaklılık veya borçluluğu nihai olarak etkilemez çünkü cari hesap ilişkisi henüz devam etmektedir.Sadece devrenin birisi bitmiş ve hesaplama bu duruma ilişkindir. 
         CARİ HESAP SÖZLEŞMESİNİN HÜKÜMLERİ 

  1. TECDİT ( ALACAĞIN YENİLENMESİ ) : Borçlar hukukuna göre tecdit yeni bir borcun kurulması sureti ile eski borcun ortadan kalkmasıdır. TBK md 144-145. Cari hesapta teknik ve gerçek anlamda tecdit, hesap devreleri sonunda çıkarılan bakiyenin kabulü ile gerçekleşir.
  2. SÖZLEŞME SÜRESİ  İÇİNDE TARAFLARIN ALACAKLI ve BORÇLU SIFATI :  Taraflar sözleşme müddeti boyunca birbirlerine olan borç veya alacaklarını istemekten vazgeçtikleri için taraflar birbirinden ifa veya ödeme isteyemezler. Çünkü kimi alacaklı olduğu için sözleşme süresi içinde belli değildir. Alacaklı sıfatı belli olamadığı içinde taraflar alacaklarını bakiyenin ortaya çıkarılmasına kadar devredemezler ve haczedemezler. Borçlunun temerrüdü  de gerçekleşmez ve cari hesap kalemlerine zamanaşımı da işlemez. Bakiyenin tespitinden sonra ise alacaklı borçlu tarafından alacağını talep edebilir.
  3. CARİ HESAP SÖZLEŞMESİ SÜRESİNDE FAİZ : Cari hesaba kaydedilen alacaklar için  sözleşme veya ticari teamüller gereğince alındıkları günden itibaren faiz işler. Taraflar faizin işlemeye başlayacağı tarihi kendileri belirleyebilirler. Faizin sınırı ve oranı sözleşme veya ticari teammüllerle belirlenmişse, bakiye tespit edilir ve bakiye üzerinden faiz yürütülür.
  4. TİCARİ SENETLERİN CARİ HESA KAYDEDİLMESİ :  Ticari senetler bedelinin tahsil edilmesi şartıyla cari hesaba kaydedilebilir.

          BAKİYENİN KABULÜ

      Cari hesap sözleşmesinde taraflardan biri hesabı tutar, hesabı tutan taraf  diğer tarafa bir hesap cetveli gönderir. Hesap cetveli göndermek hesabı tutan taraf için bakiyeyi kabul etmek anlamına gelir.Diğer tarafsa eğer itiraz etmezse hesap devresi sonundaki bakiyeyi kabul etmiş olur. Bakiyenin kabulü açıkça veya zımnen olabilir. Ancak hesap özetini alan en geç bir ay içerisinde noter aracılığı ile, taahhütlü yada taahhütlü mektup veya telgrafla veya da güvenli elektronik imza içeren bir yazı ile yazıya itirazda bulunmamışsa, bakiyeyi kabul etmiş sayılır. Bakiyenin kabulü cari hesap ilişkilerinde bazı sonuçlar doğurur.
  •        KABULÜN SONUÇLARI :
  1. ALACAĞIN YENİLENMESİ(TECDİT); Hesap devresi sonunda bulunun bakiyenin kabulü tecdit sonucunu doğurur.Yani hesaba girilen karşılıklı alacak veya borçlar tek kaleme indirgenmiş olup ortada kalkmış olurlar. Artık ortada tek bir borç veya alacak vardır.
  2. FAİZ; Bakiyenin tespitinden itibaren  faiz işlemeye başlar. Taraflar, üç aydan daha az olmaması şartı ile diledikleri andan başlatmak üzere faizlerin ana paraya eklenmesini kararlaştırabilecekleri gibi hesap devreleri ile faiz ve komisyon miktarını da sözleşme ile belirleyebilirler. 
  3. TEMİNATLAR; Teminatlar gelecek hesap devresinin sonuna kadar değil, cari hesap sözleşmesinin sonuna kadar devam eder.
  •        BAKİYENİN HACZİ :
         Bakiyenin haczini talep eden alacaklı bakiye üzerindeki haciz kararını icra dairesi yolu ile cari hesabı tutan tarafa tebliğ ettirdiği gün hesap kapatılır ve bakiye tespit edilir. TTK md. 100 f-1 

        CARİ HESAP SÖZLEŞMESİNİN SONA ERMESİ 
  • BELİRLİ SÜRELİ CARİ HESAPLARDA :
  1. Sözleşmede gösterilen sürenin dolmasıyla,
  2. Taraflardan birinin iflasıyla cari hesap sözleşmesi sona erer.
  3. Taraflardan birinin ölümü veya kısıtlanması halinde, diğer taraf veya kısıtlanan kişinin  kanuni temsilcisi ya da mirasçıları  on gün önceden haber vermek kaydıyla cari hesap sözleşmesini feshedebilir. Bakiyenin ödenmesi hesap devresinin sonuna kalır.
  4. Taraflardan birisinin alacaklısının hesap bakiyesini haciz ettirmesi halinde borcundan dolayı haciz tebliğ edilen taraf on beş gün içinde haczi kaldırmazsa diğer taraf sözleşmeyi feshedebilir.
  • BELİRLİ SÜRELİ CARİ HESAPLARDA :
       Taraflardan birisinin feshinin ihbar etmesi ile sona erer. Feshi ihbar hakkının iyi niyet kuralları çerçevesinde kullanılması gerekir. Fesih hakkı uygun olmayan bir zamanda  sırf karşı tarafı zarara sokmak amacıyla kullanılamaz. 
  • NİHAİ BAKİYEYİ TALEP HAKKI :
      Cari hesap sözleşmesinin sona ermesi üzerine hesap kesilir ve nihai bakiye tespit olunur. Tespit edilen nihai bakiyeyi gösteren cetvel diğer tarafa gönderilir. Nihai bakiyenin kabulü yada kabul edilmiş sayılması üzerine alacaklı taraf bakiyenin ödenmesini talep edebilir.

         
      CARİ HESAPTA ZAMANAŞIMI 
   
     Cari hesabın tasfiyesine, kabul edilen veya mahkeme kararıyla saptanan artan tutara ya da faiz alacaklarına, hesap hata ve yanılmalarına, cari hesabın dışında tutulması gereken veya haksız olarak cari hesaba geçirilmemiş olan kalemlere veya tekrarlanan kayıtlara ilişkin bulunan davalar, cari hesap sözleşmesinin sona ermesinden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. 
     Zamanaşımı cari hesap sözleşmesinin sona erdiği tarihte işlemeye başlar.

5 Mayıs 2017 Cuma

TÜRK TİCARET HUKUKU-2



              TİCARİ HÜKÜMLER ve TİCARİ HÜKÜMLERİN UYGULANMA SIRASI

  Ticari Hükümler ; 

Yazılı hükümler iki ölçüde belirlenir.

  1. Bir ticari işletme ile ilgili olsun ya da olmasın TTK'da yer alan bütün kurallar ticaridir. Örneğin; iki öğrenci arasında düzenlenen bir çek 
  2. TTK' da düzenlenmese de başka özel kanunlarda yer alan ve bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün konulardır. Örneğin ; Taşınır rehni kanunu
  Ticari İşlere Uygulanacak Hükümler ; 
  1. Emredici hükümler
  2. Sözleşme hükümleri
  3. Tamamlayıcı veya yorumlayıcı ticari hükümler
  4. Ticari örf ve adetler
  5. Genel hükümler 
   Ticari Yargı ; 
  1. Ticari davalarda kural olarak HMK geçerlidir.
  2. Ticari uyuşmazlıkların çözüm yolu tahkimdir.
   Ticari Davalar ; 

1. Mutlak Ticari Davalar : Bir grup, ticari uyuşmazlığın taraflarının sıfatına bakılmaksızın mutlak olarak ticari sayılan davalardır.

a) TTK'da Sayılan Hususlardan Doğan Davalar ; TTK'da düzenlenen husulardan doğan davalardır. TMK'da, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ile 969. maddeler. TBK'da  malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi  ve şekil değiştirmesi hakkında 202 ve 203 ...

b) Özel Kanun Hükümleri Gereği Ticari Sayılan Davalar ; Kooperatifler kanununda düzenlenen davalar, iflas davaları gibi..

2. Nispi Ticari Davalar : 

a) Tarafların Tacir Olduğu ve Uyuşmazlığın Onların Ticari İşletmeleri ile İlgili Olan Davalar ; Bir taraftan uyuşmazlığın taraflarının tacir olması diğer taraftan uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeler ile ilgili bir husustan kaynaklanması gerekir. Haksız fiillerden doğan davaların ticari dava sayılabilmesi için yine tarafların tacir ve haksız eylemin her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir.

b) Havale, Vedia ve Telif Hakkından Doğan ve Bir Ticari İşletmeyi İlgilendiren Davalar ; ticari nitelikte sayılması için bir ticari işletmeyle ilgili olması yeterlidir.

                               TİCARİ DAVALARA BAKAN MAHKEMELER 

ADLİ YARGI ;  Hukuk Mahkemeleri, Ceza Mahkemeleri, Bölge Adliye Mahkemeleri ( Temyiz), Yargıtay ( Temyiz)

İDARİ YARGI ; İdare Mahkemeleri, Vergi Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri ( Temyiz ve İtiraz mercii), Danıştay ( Temyiz ve İtiraz mercii) .

ASKERİ YARGI ; Askeri Mahkeme, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi , Askeri Yargıtay.


  • Adli yargıda hukuk mahkemeleri kendi içinde ikiye ayrılır. Sulh hukuk ve asliye hukuk ( özel alt dalları da vardır. Örneğin ; İş mahkemeleri, tapu) mahkemeleridir.
  • Ticaret mahkemeleri özel bir asliye hukuk mahkemeleridir.
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince malvarlığı değerine ilişkin her türlü dava Asliye hukuk mahkemesi yetkisindedir.
  • Ticari davalar ticaret mahkemelerine götürülür. Ticari davalara ticari hükümler uygulanacaktır. 
  • Asliye Ticaret Mahkemeleri : Özel bir konuya (ticari davalara) bir ihtisas mahkemesidir.
  • Asliye Hukuk Mahkemesi :  Eğer bir yerde asliye ticaret mahkemeleri varken asliye hukuk mahkemeleri dava açılırsa hakim re'sen görevsizlik kararı verilmesi gerekir.
  • Ticari olmayan davanın ticari mahkemelerde veya ticari olan bir davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi tek başına hükmün bozulması için yeterli sebep oluşturur. ( Çünkü kamu düzenine ilişkindir. ( HMK 1 ) ) 
  • Çekişmesiz Yargı : Davacının davalı göstermeden açtığı davalardır. 
  • Tüm ticari nitelik taşıyan çekişmesiz yargı işleri, ticaret mahkemelerinde görülür. 

                                   TİCARİ DAVALARDA UYGULANACAK USUL 


  • Genel usul kuralı Hukuk Muhakemeleri Kanunudur.
  • Bazı usul farklılıkları mevcuttur. Örneğin ; 
  1. Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmek, aradaki sözleşmeyi feshetmek ya da sözleşmeden dönmek üzere yapılacak ihbar ve ihtar noter marifetiyle, telgraf, taahhütlü bir mektup veya e- imza kullanılarak kayıtlı e-posta sistemiyle gönderilen bir beyanla gerçekleştirilir. 
  2. Tacirler arasındaki ticari davalarda ticari defter özel delil olarak kullanılabilir.
  3. Sekiz(8) gün içinde itiraz edilmeyen fatura ve teyit mektubu ticari davalarda özel delil kabul edilir.
  4. Yazılı yargılama usulü uygulanır ancak basit yargılama usulüne tabi olan kanunlarda vardır.(Konkordato ve sermaye şirketleri, ortaklarla tasfiye memurları  arasında çıkan uyuşmazlıklar, bilgi alma hakkının ihlal edildiğini iddia eden ortağın açtığı davalar gibi...) 
  5. Yetki sözleşmeleri ancak tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılır.


                                             TACİR SIFATININ KAZANILMASI 

            Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kişiye tacir denir.

Not, esnaf işletmesi işleten ise tacir olarak kabul edilmez.

Bir Ticari İşletmenin Gerçek Kişilerde Ticari İşletme Sayılmasının Koşulları ;

  • Bir ticari işletmenin var olması
  • Ticari işletmenin faaliyette bulanması
  • Ticari işletmenin kendi adına faaliyette bulunması 
  • Tacir sıfatı bakımından özellik gösteren durumlara sahip olması
Bir Ticari İşletmenin Tüzel Kişilerde Ticari İşletme Sayılmasının Koşulları ; 

  1. Ticaret Şirketleri :
  • Kolektif ve komandit şirketler bir ticari işletme işletmek maksadıyla kurulurlar.
  • Anonim ve limited şirketler iktisadi maksat ve konular için kurulurlar. 
  • Kooperatifler, ortaklarının çıkarlarını karşılıklı yardım ve kefalet esaslarına göre korumak amacıyla kurulurlar.
Bu amaçların varlığı tacir sıfatının kazanılması için yeterli kabul edilmiştir.

     2. Ticari İşletme İşleten Dernekler ve Vakıflar : 

  • İktisadi faaliyette  bulunmak, ticari işletme işletmek yahut kazanç sağlayıp paylaşmak maksadıyla kurulamazlar.
  • Ancak, amaçlarına ulaşmak için bir ticari işletme işletebilirler.
  • Eğer ticari işletme işletirler ise TTK bakımından tacir sayılırlar ve tacir olmanın hüküm ve sonuçlarına tabi olurlar. 
  • Vakıflarda amacına ulaşmak için ticari işletme işletirler ise tacir sayılacak ve tacir olmanın hükümlerine tabi olacaklardır.
  • Kamuya yararlı dernekler bir ticari işletme isteseler de tacir sayılmazlar. Örneğin, Kızılay Derneği
      3. Kamu Tüzel Kişileri Tarafından Kurulan İşletmeler : 
  • Devlet, il özel idaresi ve belediye gibi kamu tüzel kişileri bir ticari işletmeyi doğrudan doğruya veya kamu tüzel kişileri bir ticari işletmeyi doğudan doğruya veya kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler kendileri tacir sayılmazlar. 
  • Özel hukuk hükümlerine göre yöneltilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere kamu idareleri tarafından kurulan teşekkül ve müesseseler tacir sayılır.
  • Tacir sayılması için iki koşuldan birisinin var olması yeterlidir.
  • Özel hukuk hükümlerine göre yöneltilmek veya ticari şekilde işletilmektir.

          Donatma İştirakinde 

     Birden çok kişinin paylı mülkiyet şeklinde malik oldukları bir gemiyi, menfaat sağlamak amacıyla aralarında yapmış oldukları sözleşme gereğince, hepsi adına ve hesabına suda kullanmaları ile ortaya çıkan birliğe donatma iştiraki denir.
Tacir sıfatı müşterek maliklere(donatanlara) ait değildir. 
Donatma iştiraki tacir sıfatına sahiptir ve tacir olmanın sonuçlarına tabidir.
  
         Tacir Sıfatının Kaybı 

a) Gerçek Kişilerde ; 

   Tacir fiilen faaliyetlerine son vermekte ve müşteri çevresiyle irtibatını kesmekte ve dolayısıyla ticareti terk etmektedir. Bu durumda tacir sıfatı kendiliğinden sona erecektir. 
   Tacir ticaret siciline son verdiğini ticaret siciline bildirmelidir.
   Ticari işletme faaliyetlerine son veren tacir veya kendisinin ölümü halinde ticari faaliyeti sürdürmek istemeyen mirasçıları, on beş (15) gün içinde yapılacak terk bildirimi içinde yapılacak terk bildirimi ile mal beyanında bulunmak zorundadır. 
   Ticareti terk ettiğini bildiren tacir iki (2) ay süreyle haczedilebilir malları üzerinde işlemde bulunamaz. 
Üçüncü kişilerin zilyetlik ve tapu sicili kurallarına göre iyi niyetli olarak elde edecekleri haklar saklıdır. 
Ticaret sicili memuru ticaretin terk edildiğini Türkiye ticaret Sicili Gazetesi ve alacaklıların kolaylıkla haberdar olabileceği başka yollarla ilan eder. Bu ilan tarihinden itibaren bir (1) yıl daha ticari faaliyetine son veren tacir hakkında iflas yolu ile takipte bulunabilir.

b) Tüzel Kişilerde ;

    Tüzel kişiliğinin sona ermesi ile son bulur.
    Tüzel kişinin malvarlığının tasfiyesi süresinde hem tüzel kişilik hem tacir sıfatı devam eder.
    Donanma iştiraki sona erdiğinde tasfiye süreci tamamlanıncaya kadar tacirler hakkındaki hükümlere tabi olmaya devam eder.

      Tacir Sıfatından Doğan Hüküm ve Sonuçlar ;

  1. İflasa tabi olma 
  2. ticaret siciline kaydolma
  3. Ticaret ve sanayi odalarına kaydolma
  4. Ticaret unvanı seçme ve kullanma
  5. Ticari iş karinesine tabi olma
  6. Ticari örf ve adete tabi olma
  7. Ticari defter tutma
  8. Basiretli bir iş adamı gibi davranma
  9. Kararlaştırılmasa dahi ücret ve faiz isteme hakkı
  10. Ücret ve cezai şartların indirilmesini isteme hakkı
  11. Fatura düzenleme
  12. Faturaya itiraz
  13. Teyit mektubuna itiraz
  14. Her iki tarafı tacir olan işlere uygulanacak özel hükümler
































































































3 Mayıs 2017 Çarşamba

TÜRK TİCARET HUKUKU-1




             Sevgili arkadaşlar ticaret hukukunu iyi kavramanın yolu öncelikle ticaret hukuku kavramının     hangi anlam veya anlamları teşkil ettiğini kavramaktan geçer. Ticaret hukukunu kavradıktan sonra     ticaret hukukunun özelliklerinin yanında ticari işletmeler ve ticari iş'in ne demek olduğuna dair           ufakta olsa bir parıldama olur ise aklınızda eminim ki ticaret hukukunun üstesinden gelirsiniz.             Şunu bilin ki arkadaşlar ticaret hukuku aslında çok kolay gibi gözükür ancak işin içine girmeye           başladıktan hemen sonra bocalamalar başlar. Ancak en önemli nokta işte tam da burada başlar.             Ticaret hukuku da tıpkı ceza hukuku gibi birbiri içinde bir çok tanım, koşul ve şarttan                           oluşmaktadır. Temelindeki ince ayrıntıları elimden geldiğince basit düzeye indirerek sizlere                 anlatmaya çalışacağım umarım ki sizler için faydalı olabilirim.Şimdi ticaret hukuku kavramını             birlikte çalışmaya başlayarak ilk adımımızı atalım.



      TİCARET HUKUKU KAVRAMI 

  Sevgili arkadaşla, üretim ,değişim ve tüketim aşamalarındaki faaliyetleri düzenleyen ve bunları kou edinen hukuk dalına bizler ticaret hukuku demekteyiz.

     TİCARET HUKUKUNUN ÖZELLİKLERİ

  1. Özel Hukuk Dalı Olması : Taraflar irade özgürlükleri uyarınca sözleşme yapıp yapmama konusunda serbest oldukları gibi girdikleri sözleşme ilişkisinin içerik ve kapsamını belirlemede kural olarak serbesttirler ve belirlemede kural olarak serbesttirler ve taraflar arasında birr denge vardır.
  2. Medeni Hukuk ve Borçlar Hukuku ile Bağlantılı Olması : Ticaret hukuku özel hukukun bir dalı olması nedeniyle medeni ve borçlar hukuku ile bir bütünlüğü söz konusudur.
  3. Uluslararası Niteliği : Globalleşen dünyada geçerli hukuk sistemi yaratma çabasını taşıyan belli başlı hazırlıklar vardır. Bu hazırlıklar TTK'da yenilik yapılmasını zorunlu hale getirmiştir. Yeni kanun yapılırken ticaret hukukunun uluslararası niteliğinden etkilenmiştir.



     Bölüm 1 . Ticari İşletme 


    Ticari İşletme : Esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedefleyen faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmelerdir.

    Ticari İşletmenin Özellikleri : 

  • Gelir sağlamayı hedefleme
  • Devamlılık
  • Bağımsızlık
  • Esnaf faaliyeti sınırlarını aşma

    Ticari İşletmenin Unsurları :

  • Şahıs varlığı unsurları, tacir ve tacir yardımcıları
  • Malvarlığı unsurları, gerçekte tacirin malvarlığı içinde yer almaktadır 
             ↪ Maddi Malvarlığı Unsurları, makina, bina, nakilde kullanılan taşıtlar.
             ↪ Maddi Olmayan Malvarlığı Unsurları, ticaret unvanı, işletme adı, marka, patent, telif hakları, kiracılık hakları, teknik bilgi hakkı gibi..


    Ticari İşletmelerde Merkez ve Şube Kavramları : Ticari işletmenin ticari, hukuki ve idari faaliyetlerinin toplandığı ve işlerinin yürütüldüğü yer merkez' dir.
Bir ticari işletmeye bağlı olup ister merkezin bulunduğu sicil çevresinde ister başka sicil çevresinde ister başka sicil çevresinde, bağımsız sermayesi veya muhasebesi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kendi başına sınai ve ticari faaliyetin yürütüldüğü yerler ve satış mağazaları şube ' dir.

    Ticari İşletmelerde Önemli Bazı Hukuksal Olay ve İşlemler :

⭐Ticari İşletmenin Devri :

  • Bir malvarlığı veya bir işletmenin aktif ve pasifleriyle birlikte devredilmesidir.
  • İşletmenin devri kural olarak tüm unsurları kaplarken hepsinin olması şart değildir. Asgari şartların gerçekleşmiş olması yeterlidir.
  • Devrin şekli ve koşulları ; 
  1.  Yazılı şekil şartı vardır. Ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi gerekmektedir.
  2. İşletme alacaklılarının devre onay vermelerine gerek yoktur.
  3. Bazı özel kanunlar gereği başka bazı koşulların yerine getirilmesi gerekir. 
  4. İnbar.
  •  Devrin sonuçları ;
  1. Devreden(gerçek kişi) tacir, devirden dolayı tacir sıfatını kaybeder ama ticaretir terkinin ilanından itibaren bir yıl daha borçlardan iflas yoluyla takip edilebilir.
  2. Devirle, ticari işletmenin unsurları devralana geçer.
  3. Devralan, devraldığı üçüncü kişilere bildirdiği veya alacaklılara ilan ettiği andan itibaren işletmenin daha önceki borçlarından sorumludur.
  4. Devralan varlığını bilmediği borçlardanda sorumludur.
  5. Devreden devrin ilan veya ihbarına kadar doğan borçlardan dolayı devralanla birlikte iki yıl süre ile müteselsilen sorumludur. Yalnız arkadaşlar vadeye bağlanmış borçlarda muacceliyat tarihinden itibaren işlemeye başlar.
  6. Temsil yetkisine ilişkin değişikliklerde gerçekleşmektedir.
  7. Kiralanan bir alanda faaliyet göstermesi halinde, kira ilişkisinin geçmesi için kiralayanın onayı gerekir. 
Ticari İşletmenin Rehni :
  • Krediye ihtiyaç duyan ticari işletmeler şahsi teminat örneğin kefalet veya ayni teminat örneğin rehin gösterebileceklerdir.
  • Rehin ilişkisinin taraflarına gelince; 
  • Kredi kuruluşları , tacir esnaf, çiftçi, üretici, serbest meslek erbabı gerçek ve tüzel kişiler arasında, tacir ve esnaflar arasında tesis edilebilir.
  • Rehin ilişkisi bankalar, tacir ve esnaflar arasında olabilir.
  • Rehin ilişkisinin kurulmasına gelince ;
  • Rehinli taşınır sicili'ne tescil edilmesiyle kurulur.
  • Elektronik yada yazılı ortamda, elektronik ortamda yapılmışsa elektronik imzaylaonaylanmalıdır. Yazılı olarak yapılmışsa tarafların imzalarının noterce onaylanması veya sözleşmenin sicil yetkisinin huzurunda imzalanması gerekir.
  • Sözleşmeye tarafların ticaret unvanı, MERSİS numarası, temsil veya yetkili temsilcinin adı soyadı, imzası, borcun konusu, miktarı, miktarı belli değilse rehnin ne miktar için güvence teşkil ettiği , ödenecek para cinsi ve rehin azami miktarı, rehne konu varlıkla bu varlığın ayırt edici özelliği belirten seri numarası, markası, üretim yılı, belge seri numarası, varrsa GTİP veye PRODİR sanayi ürünü kodu gibi hususlar yazılır.

 Rehin İlişkisinin Kapsamı :

  • Alacaklar, çok yıllık ürün veren ağaçlar, fikri ve sınai mülkiyete konu alan haklar, hammadde, hayvan, her türlü kazanç ve iratlar, kira gelirleri, makina, araç, ekipman,stok...
  • Rehin İlişkisinin Hüküm ve Sonuçları ; 
➖ Tarafların hak ve yükümlülükleri sözleşmede belirlenir.
➖Rehin konusu mallar, borçlunun elinde durmaya devam etmektedir.
➖Rehin alacaklısı, denetleme hakkına sahiptir.
➖Rehin veren veya taşınırı rehin yüklü olarak devralan rehinli varlığı TRK'nın hilafına kullanması, borcu ödamemesi gibi durumlarda rehin alacaklılarının şikayeti üstüne borç tutarının yarısını geçmeyecek şekilde adli para cezası uygulanır.

  • Rehin Borçlusunun Temerrüdü Süresinde İfa Edilememişse ;

➖Rehinli taşınırın mülkiyetinin devrini talep edebilir.
➖Alacağını, faaliyet gösteren varlık yönetim şirketlerine devredilebilir.
➖Rehin alacaklısı zilyetliğin devrine konu olmayan varlıklarda kiralama ve lisans hakkını kullanabilir.
➖Yukarıda saydığım yollarla alacak tahsil edilmemişse, takip genel hükümler çerçevesinde yapılır.

  • Rehin İlişkisinin Sona Ermesi ;

➖Rehin borçlusu işletme sahibi borcunu öderse rehin (fer'i hak) sona erer.

TİCARİ İŞLETMENİN TİCARET ŞİRKETLERİNİN BÖLÜNMESİ ve TÜR DEĞİŞTİRMESİNE KONU OLMASI
   Bir ticari işletme bir ticari şirketle onun tarafından devralınmak suretiyle birleşebilir. Söz konusu ticaret şirketlerinin paylarının tümü, ticari işletmeyi işletecek kişi veya kişiler tarafından devralınmalı ve ticari işletme bu kişi veya kişiler adına ticaret siciline tescil ve ilan edilmelidir. Ticari işletmeye dönüştürülen ticaret şirketi, bir kollektif veya komandit şirketse mezkür ticaret şirketinin borçlarından, ticari işletmeyi işletecek kişi ve kişilerle ticaret şirketinin eski ortaklarıda üç yıllık süreyle müteselsilen sorumlu olurlar.

NOT, Bu sorumluluk kollektif şirket ortakları ve komandite ortak bakımından sınırsız, şirketteki komanditler ortak bakımından sınırlıdır.

 Ticari İşletmenin Mirasçılara Geçmesi 

   İntikal kuralları içinde mirasçılara geçecektir.

 Ticari İş

 Ticari iş nitelendirilmesinde ölçütler ;

  • TTK'da düzenlenen işler
  • Bir ticari işletmeyi ilgilendiren işler

 Ticari İş Karinesi


    Tüzel kişi tacirlerin özel alanı yoktur, bütün işleri ticari iş niteliğindedir. Tüzel kişi tacirler bakımından aksi ispatlanmaz, gerçek kişi tacirler aksi ispatlanabilir. Gerçek kişi tacir hukuki işlem yaptığı esnada işlemin ticari işletmesiyle ilgili olmadığı karşı tarafa açıkça bildirirse ; İşin ticari sayılmasına durum elverişli olmazsa.

 Bir Taraf İçin Ticari Sayılan İşler

    Bir taraf için ticari sayılan işlemin diğer taraf içinde ticari sayılması yalnızca sözleşmeler bakımından geçerlidir. Uyuşmazlık halinde ticari sayılmaz ve ticaret mahkemelerinde görülmez.

 Ticari İş Sayılmaya Bağlanan Hukuki Sonuçlar

  1. Ticari İşlerde Teselsül Karinesi; Ticari borca müteselsil kefalet karinesi kabul edilmiş olduğu için borcun ifa edilmemesi nedeniyle alacaklı asıl borçluya müracata mecbur olmaksızın doğrudan doğruya müteselsil kefile başvurabilecektir. 
  2. Ticari İşlerde Faiz; Faiz, para alacağının süreye bağlı olarak tahakkuk  eden bir semeredir. Faiz getirisinin yüksekliği anaparanın miktarına, süreye ve faiz oranına bağlıdır. Asıl borç ödeme veya başka bir nedenli ortadan kalkarsa faiz alacağı da sona erer. Taraflar kendi aralarında anlaşırsa anaparayı, faizden ayırmak mümkündür.
Faiz Çeşitleri kendi içinde ikiye ayrılmaktadır öncelikle bunu öğrenelim.

🔸Anapara Faizi ; Belli bir miktar paradan belli bir süre ayrı kalma nedeniyle vadeye kadar işleyen faizdir.

🔸 Temerrüt Faizi ; Vadesinde ödenmeyen bir para borcundan dolayı vadeyi takip eden günden itibaren işlemeye başlayan faizdir.

Şimdi sevgili okurlar faizi uygulanacak oranı dikkate alındığındaki çeşitlerini öğreneceğiz.

🔸 Kanuni(Yasal) Faiz ; Kanuni faiz oranı yasa tarafından belirlenen anapara veya temerrüt faizini ifade eder.

🔸 Akdi (Sözleşmesel) Faiz ; Oranı taraflarca akitle kararlaştırılan anapara veya temerrüt faizini ifade eder.

Şimdide sıra hesaplama şekli dikkate alındığındaki faiz çeşitlerini incelemeye geldi.

🔸 Basit Faiz ; Belli bir miktar para borcuna belirli bir süre için faiz oranı dikkate alınarak faiz tahakkuk ettirilmesidir.

🔸 Birleşik Faiz ; Belirli bir para borcuna belli bir dönem sonunda tahakkuk eden faizin anapara borcuna eklenerek oluşan toplum miktara belirli dönemler sonunda tekrar faiz işletilmesi ve bu işlemin her defasında tekerrür etmesi yoluyla oluşan faizdir.

Sevgili meraklı okuyucular pek karşınıza çıkacağını size bu konuda soru yöneltileceğini pek düşünmüyorum ama benim gibi meraklısı olan bi köşede fazladan bir bilgiden bir şey çıkmaz diyenler için ufak bi not düşmek istiyorum buraya ..

Tazminat Faizi : Haksız fiil neticesinde oluşan zarara karşılık hesaplanan para borcuna zararın gerçekleşmesinden itibaren işletilen faizdir. Tazminat faizi aslında temerrüt faizinin bir çeşididir.

 Ticari İşlerde Faizin Özellikleri

1. FAİZİN İŞLEMEYE BAŞLAYACAĞI TARİH :
Hukuksal ilişkinin tarafları tarihi serbestçe kararlaştırabilirler. Taraflar tarih belirlememişse, faiz vade tarihinden itibaren işler, vade belli değilse faiz ihtar tarihinden itibaren işler.

2. KARARLAŞTIRILMIŞ OLMASA DAHİ FAİZ İSTENEBİLMESİ ; Ticari olan veya olmayan bir kimseye , ticari işletmeye, bir iş veya hizmet gören tacir, uygun bir ücret isteyebilir. Verdiği avans veya yaptığı masraflar için ödeme tarihinden itibaren faize de hak kazanır.

3. BİLEŞİK FAİZ UYGULANMASI( FAİZE FAİZ YÜRÜTÜLMESİ) ; Bileşik faizin yasaklandığı iki hal vardır.

☄Her iki tarafı da tacir olmak kaydıyla cari hesap sözleşmeleri

☄Her iki tarafı da tacir olmak kaydıyla her iki taraf bakımından ticari iş niteliği bakımından ticari iş niteliğindeki ödünç sözleşmeler.

NOT, Her iki istisna bakımından , faizin anaparaya eklenebileceği dönemler üç aydan az olamaz.

4. DAHA YÜKSEK ORANDA TEMERRÜT FAİZİ ORANI İSTEYEBİLME İMKANI ; Adi işlerde sözleşmeyle anaparanın faizinin belirlenmediği fakat faiz oranının tespit edilmediği hallerde kanuni faiz oranı geçerli olacaktır. Bu oran %9' dur. Bu şekilde temerrüt faizi ile ticari işlerde temerrüt faizi farkı oluşturulmuştur. Adi işlerde temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa temerrüt faizi kanunen en fazla sözleşmeyle belirlenen anapara faizi oranı kadar olabilmektedir, ticari işlerdeyse sözleşmeyle belirlenen anapara faiz oranının temerrüt faizi olarak'da geçerli olabilmesi için TC. Merkez Bankasının belirlendiği avans faizinden daha fazla olması gerekir. Yoksa, sözleşmeyle belirlenen faizden daha yüksek olan avans faiz oranı uygulanır. Bu neticede, avans faizinin yüksekliğine göre adi işlerle ticari işler arasında temerrüt faizi bakımından farklılığa yol açar daha fazla temerrüt faizi talep etme imkanına yol açar.

FAİZ ORANLARI 

   Taraflar ( adi ve ticari ) kendileri kararlaştırır ancak bir üst sınırı vardır. Adi işlerde faiz bakımından; 
Tarafların kararlaştıra bilecekleri faiz oranı, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenecek oranın, anapara borcunda yüzde elli fazlasını, temerrüt faizinde ise bu faizin yüzde yüz fazlasını aşamaz.
Adi işlerde kararlaştırılan akdi faiz oranı kanuni faiz oranından yüksekse temerrüt faizi sözleşmeyle belirlenen anapara faizi oranından az olamaz. 

EN YÜKSEK SINIRI AŞAN TİCARİ İŞLEMLERİN HUKUKSAL DURUMU : Kısmi geçersizlik !
    Bir sözleşme gereğince yerine getirilmesi gereken edimler hakkında kanun veya yetkili makamların kabul etmiş olduğu en yüksek sınırı aşan sözleşmeler, en yüksek sınır üzerinden yapılmış sayılır ve bu sınırdan fazla edimler hata ile yapılmış olmasa da geri alınır.

TİCARİ İŞLERDE ZAMANAŞIMI SÜRELERİ : Kanunda aksine hüküm var olmadıkça ticari hükümler öngören kanunlarda tayin olunan zamanaşımı süreleri taraflarca sözleşmeyle değiştirilemez.