güncel haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güncel haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2019 Cuma

TÜRK TİCARET HUKUKU-9




                                 ŞİRKET KAVRAMI VE ŞİRKETİN UNSURLARI 

       
                 1.ŞİRKET KAVRAMI ve TANIMI 
 
         Şirkette amaç iktisadidir. Şirket, şahısların kazanç elde edip bunu aralarında paylaşma
    amaçlı birleşimini ifade etmektedir. Dernek ve vakıflar ticari olmayan amaçlarla kurulurlar.
    Şirket, iki veya daha fazla kişinin mal veya emeklerini belirli bir amaçla birleştirmek                  suretiyle  oluşturdukları ortaklıktır.
    Şirketin tanımında beş unsura yer verilir. Bu unsurlar "kişi,sözleşme,sermaye,amaç ve ortak                çalışma iradesidir."
                2.ŞİRKETİN UNSURLARI
     A.KİŞİ 

  • Şirketler kural olarak iki kişiden oluşur.Örneğin bir adi şirket, kollektif veya(adi) komandit şirket asgari iki kişi ile kurulabilir.(TBK md.620; TTK md.211,304)
  • Bazı şirketlere ortaklık için gerçek veya tüzel kişi olmak fark oluşturur. Örneğin kollektif şirkete sadece gerçek kişiler ortak olabilir.(TTK md.211)
  • Şirketlere ortak olmak için kanunda özel ehliyet şartı aranmamıştır.Burada Medeni Kanunda bulunan ehliyet kuralları geçerlidir.
  • Hakim, noter, devlet memuru, avukat gibi şahıslar işgal ettikleri konum veya icra ettikleri görevleri gereği bazı sınırlamalara tabi tutulmuşlardır.Örneğin, devlet memurları kollektif şirkete ortak veya komandit şirkete komandite ortak olamazlar.Anonim, limited ve kooperatif şirkete ortak olabilirler, ancak bunların yönetim kurulunda görev alamazlar.Noterler de memurların uydukları statüye tabidirler. 
     B.SÖZLEŞME

  • Şirket bir sözleşme ilişkisidir.Ancak şirket sözleşmesi iki taraflı sözleşmelerden farklıdır. Satış veya kira sözleşmelerinde iki taraf vardır ve bunlar karşılıklı olarak borç altına girerler. Buna karşın şirket sözleşmesinde taraflar bir birliktelik oluşturmak amacı ile borç altına girerler.Bu nedenle borçlar hukuku sözleşmelerine ilişkin ilke ve kurallar şirket sözleşmelerinde doğrudan doğruya uygulanamaz.
  • Şirket sözleşmelerinde adi şirket şekle bağlı değildir ancak ticari şirketler yazılı şekle tabidir.Bunun  sonucu ticaret şirketlerinde sözleşmenin asgari içeriğin de kanunda belirtilmiştir ancak adi ortaklıkta böyle bir asgari içerik yoktur.
    C.SERMAYE

  • Şirket, çalışma sahasında faaliyet göstererek amacına ulaşabilmesi için, sermayeye ihtiyaç duyar. Bu nedenle her ortak belli bir sermaye getirmek zorundadır.
  • Şirkete nakdi,ayni ve emek sermayesi getirilebilinir.Nakdi sermaye  para,alacak ve kıymetli evraktan oluşur.Ayni sermaye taşınır ve taşınmaz mallar, fikri ve sınai haklar(marka, patent, tasarım, faydalı model) ile haklı olarak kullanılan devredilebilir elektronik ortamlar, alanlar, adlar ve işaretler gibi değerlerden oluşur. Şahsi emek, ticari itibar, teknik bilgi(know-how), müşteri portföyü ve iş tecrübesi ise emek sermayesini oluşturmaktadır.
  • Amma velakin  her tür sermaye her tip şirkete getirilemez. Adi, kollektif, şirkette sermaye türlerinin hepsi getirilebilirken. Anonim ve limited şirkete emek sermayesi getirilemez. Komandit şirketlerde komanditer anonim veya limited şirket ortağı, komandite ise kollektif şirket ortağı gibi sermaye getirebilir.
   D.AMAÇ

  • Kazanç elde etme ve paylaşma amacı şirketin esaslı  unsurudur. Bu husus şirketi dernek ve vakıftan ayırır. 
  • Şirketlerde amaç ve konu birbirinden farklıdır. Konu şirketin işgal sahası veya faaliyet alanıdır. Şirket amacına konusuna çalışarak ulaşır.Konusuz amacın gerçekleşmesi imkansızdır ve konu amaç yolunda bir araçtır.
   E.ORTAK ÇALIŞMA İRADESİ

  • Buna ortak amaç uğruna birlikte çaba unsuru da denir. Bir başka deyişle, her bir ortak şirket amacının gerçekleşmesi için belli bir çaba ortaya koymalıdır ve gayrette göstermelidir.
  • Ortakların şirketle rekabet etmemesi, şirket işlerinin dikkat ve özenle görülmesi, şirketlerin ortaklarca denetlenmesi ortak çalışma iradesine ilişkin unsurun yansımasıdır.
                3.TÜRK HUKUKUNDA ŞİRKETLERİN DÜZENLENİŞİ ve SINIFLANDIRILMASI 
   
      A. ŞİRKETLERİN DÜZENLENİŞİ

  • Türk hukukunda şirketler TBK,TTK ve özel kanunlarla düzenlenmiştir.
  • TBK'da düzenlenen şirket adi şirkettir(md.620 ile 645 arası). Adi şirketin tüzel kişiliği yoktur . O yüzden kuruluşu formalitelere bağlı değildir.
  • TTK' da düzenlenenler ise bu kanunun ikinci kitabında yer alan şirket tipleridir. Bunlar kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketidir. Bu şirketlere ticaret şirketlere ticaret şirketleri adı verilir. 
  • Türk hukukunda şirketler özel kanunlarda da düzenlenmiştir. Şirketlerin özel kanunlarda düzenlendiği alanlar özellikle sermaye piyasası, özel sigortacılık ve bankacılıktır.
      B. ŞİRKETLERİN ÇEŞİTLİ YÖNLERDEN SINIFLANDIRILMASI
   
     1.TÜZEL KİŞİLİĞE SAHİP OLMA BAKIMINDAN
     
         a) TÜZEL KİŞİLİĞE SAHİP ŞİRKETLER ; TTK md. 124' e göre özel kanunlarla düzenlenen şirketler tüzel kişiliğe sabittir. Bunlara örnek verecek olursak en başta gelen elbette ki bankalar olacaktır.
       
         b) TÜZEL KİŞİ OLMAYAN ŞİRKETLER ; TBK' da düzenlenen adi şirketin tüzel kişiliği yoktur . Ancak TTK'da düzenlenen donatma iştiraki, yapı ortaklığının; Vergi Kanununda düzenlenen iş ortaklığının da tüzel kişiliği yoktur.
 
     2. ŞAHIS ve SERMAYE ŞİRKETLERİ

          a) ŞAHIS ŞİRKETLERİ ; Hukukumuza göre adi, kollektif ve komandit şirket şahıs şirketi olarak nitelendirilir. Şahıs şirketlerinden maksat ortakların kimlikleri ancak sermaye unsurunun belirleyici bir unsur olmamasıdır. Bu şirketlerde ortaklar arası güven en  önemli kaynağımızdır ve ortaklık esasen güven ilişkisine dayalı olarak kurulur bundan kaynaklı olarak da ortak sayısı az ve özdür.  Şöyle niteleyici bir unsurumuz vardır ki ortaklar daima şirket borçlarından kişisel ve sınırsız sorumluluk sahibidirler . Bu şirketlerde daimi olarak kararlar oy birliği ile alınır ve bunun nitelemesi olarak şirket sözleşmesi ancak oy birliği ile alınacak olan kararla değiştirilebilir. En başında vurguladığımız gibi tüm ilişkiler güvene dayalı olmasından sebebiyet , içlerinden birinin ölümü, iflası veya fiiil ehliyetini kaybetmesi kural olarak şirketin sona ermesine yol açar.
       
          b) SERMAYE ŞİRKETLERİ ; TTK md. 124,  f.2 ' ye göre anonim, limited ve paylı komandit şirket sermaye şirketleridir. Buradaysa kişi unsurları yerine sermaye unsuru ön plandadır.Bu tür şirketlerin kanunen belirlenmiş olan asgari bir sermayelerinin bulunması zorunlu tutulmuştur. Bu duruma örnek verecek olursak anonim şirket için 50.000 tl iken limited şirket için 10.000 Tl' ye tekabül etmektedir. Sermaye şirketlerinde alacaklılar ortakların malvarlığına başvuramaz. Ortakların şirket borçlarından dolayı kişisel sorumluluğu yoktur. Ortakların hak ve sorumluluğu şirkete getirmeyi vaat ettiği sermayeye göre belirlenir. Ortak ne kadar çok sermaye taahhüt ederse elde edilen kardan o dereceye göre fazla talep etme ve aynı zamanda oy kullanma hakkının fazla olmasına bağlı olarak şirketin yönetimine katılma imkanı elde eder. Sermaye şirketlerinde yönetim ve temsil organlara bırakılmıştır. Ortakların ölümü, fiil ehliyetini kaybetmesi veya iflası kural olarak şirketin devamını veya varlığını etkilemez.

      3. ORTAKLARIN YÜKLENDİĞİ SORUMLULUK ŞEKİLLERİNE GÖRE

           a) SINIRLI SORUMLULUK GETİREN ŞİRKETLER ; Anonim, limited ve kooperatif şirketlerde sınırlı sorumluluk esası geçerlidir. Komandit şirketlerde ise komanditer ortak sınırlı sorumluluk yüklenmiştir. Sınırlı sorumluluk esasına göre ortaklar şirkete koymayı taahhüt etmiş olduğu sermeye yerine getirilmemiş ise taahhüdü oranına göre sorumluluk taşımaktadırlar. Ama şirkete getirmeyi taahhüt ettiği sorumluluğu yerine getirmişse ortak bir sorumluluğu kalmamış demektir. Eğer ki ortak sermaye borcunun bir kısmını ödememişse ödemediği miktar kadar sorumludur.
Anonim ve limited şirketteyse  şirket alacaklılarının doğrudan ortaklara başvurma hakkı vardır. Sermaye koyma borcunun yerine getirilmesi sadece şirket tarafından istenilebilir. Komandit şirketteyse şirket alacaklılarının komanditerlere doğrudan başvurma imkanı bulunmaktadır. Kooperatif şirketlerdeyse şirket alacaklılarının ortaklara başvurması kural olarak mümkün değildir ama ortakların sorumluluğu konusunda ana sözleşmeyle yeniden bir düzenleme getirilmesi de mümkündür.

          b) SINIRSIZ SORUMLULUK GETİREN ŞİRKETLER ; Şahıs şirketlerinde borçlarından dı-olayı sınırsız sorumluluk esasen geçerli olmaktadır. Adi, kollektif, komandit şirketlerde sınırsız sorumluluk şekli geçerli olmaktadır. Adi ve Kollektif şirkette tüm ortaklar Komandit şirketlerde komandite ortaklar şirket borçlarından alacaklılara karşı tüm malvarlığı ile sorumludur. Ortakların getirdikleri sermayenin niteliği ve miktarı önemli değildir. Komandit şirketlerde komanditer ortağın sorumluluğu taahhüt etmiş olduğu sermaye miktarı ile sınırlandırılmıştır. Adi şirketlerde alacaklılar, şirketin borçlarından dolayı ortakların malvarlığına doğrudan başvurabilirler. Nedeni ise ortakların birinci dereceden sorumlu olmalarıdır. Kollektif şirkette ortakların ve komandit şirkette komandite ortağın malvarlığına doğrudan başvurulma imkanı yoktur. Şirket borcu için önce şirket malvarlığına müracaat edilmesi ve alacağın şirket tüzel kişiliğinin malvarlığından tahsil edilmeye çalışması gerekmektedir. Ancak alacak şirket malvarlığından tahsil edilemezse ortakların malvarlığına müracat edilebilir. Bunu niteleyen sebep ise ortakların ikinci dereceden sorumluluğudur.





5 Mayıs 2017 Cuma

TÜRK TİCARET HUKUKU-2



              TİCARİ HÜKÜMLER ve TİCARİ HÜKÜMLERİN UYGULANMA SIRASI

  Ticari Hükümler ; 

Yazılı hükümler iki ölçüde belirlenir.

  1. Bir ticari işletme ile ilgili olsun ya da olmasın TTK'da yer alan bütün kurallar ticaridir. Örneğin; iki öğrenci arasında düzenlenen bir çek 
  2. TTK' da düzenlenmese de başka özel kanunlarda yer alan ve bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün konulardır. Örneğin ; Taşınır rehni kanunu
  Ticari İşlere Uygulanacak Hükümler ; 
  1. Emredici hükümler
  2. Sözleşme hükümleri
  3. Tamamlayıcı veya yorumlayıcı ticari hükümler
  4. Ticari örf ve adetler
  5. Genel hükümler 
   Ticari Yargı ; 
  1. Ticari davalarda kural olarak HMK geçerlidir.
  2. Ticari uyuşmazlıkların çözüm yolu tahkimdir.
   Ticari Davalar ; 

1. Mutlak Ticari Davalar : Bir grup, ticari uyuşmazlığın taraflarının sıfatına bakılmaksızın mutlak olarak ticari sayılan davalardır.

a) TTK'da Sayılan Hususlardan Doğan Davalar ; TTK'da düzenlenen husulardan doğan davalardır. TMK'da, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ile 969. maddeler. TBK'da  malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi  ve şekil değiştirmesi hakkında 202 ve 203 ...

b) Özel Kanun Hükümleri Gereği Ticari Sayılan Davalar ; Kooperatifler kanununda düzenlenen davalar, iflas davaları gibi..

2. Nispi Ticari Davalar : 

a) Tarafların Tacir Olduğu ve Uyuşmazlığın Onların Ticari İşletmeleri ile İlgili Olan Davalar ; Bir taraftan uyuşmazlığın taraflarının tacir olması diğer taraftan uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeler ile ilgili bir husustan kaynaklanması gerekir. Haksız fiillerden doğan davaların ticari dava sayılabilmesi için yine tarafların tacir ve haksız eylemin her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir.

b) Havale, Vedia ve Telif Hakkından Doğan ve Bir Ticari İşletmeyi İlgilendiren Davalar ; ticari nitelikte sayılması için bir ticari işletmeyle ilgili olması yeterlidir.

                               TİCARİ DAVALARA BAKAN MAHKEMELER 

ADLİ YARGI ;  Hukuk Mahkemeleri, Ceza Mahkemeleri, Bölge Adliye Mahkemeleri ( Temyiz), Yargıtay ( Temyiz)

İDARİ YARGI ; İdare Mahkemeleri, Vergi Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri ( Temyiz ve İtiraz mercii), Danıştay ( Temyiz ve İtiraz mercii) .

ASKERİ YARGI ; Askeri Mahkeme, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi , Askeri Yargıtay.


  • Adli yargıda hukuk mahkemeleri kendi içinde ikiye ayrılır. Sulh hukuk ve asliye hukuk ( özel alt dalları da vardır. Örneğin ; İş mahkemeleri, tapu) mahkemeleridir.
  • Ticaret mahkemeleri özel bir asliye hukuk mahkemeleridir.
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince malvarlığı değerine ilişkin her türlü dava Asliye hukuk mahkemesi yetkisindedir.
  • Ticari davalar ticaret mahkemelerine götürülür. Ticari davalara ticari hükümler uygulanacaktır. 
  • Asliye Ticaret Mahkemeleri : Özel bir konuya (ticari davalara) bir ihtisas mahkemesidir.
  • Asliye Hukuk Mahkemesi :  Eğer bir yerde asliye ticaret mahkemeleri varken asliye hukuk mahkemeleri dava açılırsa hakim re'sen görevsizlik kararı verilmesi gerekir.
  • Ticari olmayan davanın ticari mahkemelerde veya ticari olan bir davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi tek başına hükmün bozulması için yeterli sebep oluşturur. ( Çünkü kamu düzenine ilişkindir. ( HMK 1 ) ) 
  • Çekişmesiz Yargı : Davacının davalı göstermeden açtığı davalardır. 
  • Tüm ticari nitelik taşıyan çekişmesiz yargı işleri, ticaret mahkemelerinde görülür. 

                                   TİCARİ DAVALARDA UYGULANACAK USUL 


  • Genel usul kuralı Hukuk Muhakemeleri Kanunudur.
  • Bazı usul farklılıkları mevcuttur. Örneğin ; 
  1. Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmek, aradaki sözleşmeyi feshetmek ya da sözleşmeden dönmek üzere yapılacak ihbar ve ihtar noter marifetiyle, telgraf, taahhütlü bir mektup veya e- imza kullanılarak kayıtlı e-posta sistemiyle gönderilen bir beyanla gerçekleştirilir. 
  2. Tacirler arasındaki ticari davalarda ticari defter özel delil olarak kullanılabilir.
  3. Sekiz(8) gün içinde itiraz edilmeyen fatura ve teyit mektubu ticari davalarda özel delil kabul edilir.
  4. Yazılı yargılama usulü uygulanır ancak basit yargılama usulüne tabi olan kanunlarda vardır.(Konkordato ve sermaye şirketleri, ortaklarla tasfiye memurları  arasında çıkan uyuşmazlıklar, bilgi alma hakkının ihlal edildiğini iddia eden ortağın açtığı davalar gibi...) 
  5. Yetki sözleşmeleri ancak tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılır.


                                             TACİR SIFATININ KAZANILMASI 

            Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kişiye tacir denir.

Not, esnaf işletmesi işleten ise tacir olarak kabul edilmez.

Bir Ticari İşletmenin Gerçek Kişilerde Ticari İşletme Sayılmasının Koşulları ;

  • Bir ticari işletmenin var olması
  • Ticari işletmenin faaliyette bulanması
  • Ticari işletmenin kendi adına faaliyette bulunması 
  • Tacir sıfatı bakımından özellik gösteren durumlara sahip olması
Bir Ticari İşletmenin Tüzel Kişilerde Ticari İşletme Sayılmasının Koşulları ; 

  1. Ticaret Şirketleri :
  • Kolektif ve komandit şirketler bir ticari işletme işletmek maksadıyla kurulurlar.
  • Anonim ve limited şirketler iktisadi maksat ve konular için kurulurlar. 
  • Kooperatifler, ortaklarının çıkarlarını karşılıklı yardım ve kefalet esaslarına göre korumak amacıyla kurulurlar.
Bu amaçların varlığı tacir sıfatının kazanılması için yeterli kabul edilmiştir.

     2. Ticari İşletme İşleten Dernekler ve Vakıflar : 

  • İktisadi faaliyette  bulunmak, ticari işletme işletmek yahut kazanç sağlayıp paylaşmak maksadıyla kurulamazlar.
  • Ancak, amaçlarına ulaşmak için bir ticari işletme işletebilirler.
  • Eğer ticari işletme işletirler ise TTK bakımından tacir sayılırlar ve tacir olmanın hüküm ve sonuçlarına tabi olurlar. 
  • Vakıflarda amacına ulaşmak için ticari işletme işletirler ise tacir sayılacak ve tacir olmanın hükümlerine tabi olacaklardır.
  • Kamuya yararlı dernekler bir ticari işletme isteseler de tacir sayılmazlar. Örneğin, Kızılay Derneği
      3. Kamu Tüzel Kişileri Tarafından Kurulan İşletmeler : 
  • Devlet, il özel idaresi ve belediye gibi kamu tüzel kişileri bir ticari işletmeyi doğrudan doğruya veya kamu tüzel kişileri bir ticari işletmeyi doğudan doğruya veya kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler kendileri tacir sayılmazlar. 
  • Özel hukuk hükümlerine göre yöneltilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere kamu idareleri tarafından kurulan teşekkül ve müesseseler tacir sayılır.
  • Tacir sayılması için iki koşuldan birisinin var olması yeterlidir.
  • Özel hukuk hükümlerine göre yöneltilmek veya ticari şekilde işletilmektir.

          Donatma İştirakinde 

     Birden çok kişinin paylı mülkiyet şeklinde malik oldukları bir gemiyi, menfaat sağlamak amacıyla aralarında yapmış oldukları sözleşme gereğince, hepsi adına ve hesabına suda kullanmaları ile ortaya çıkan birliğe donatma iştiraki denir.
Tacir sıfatı müşterek maliklere(donatanlara) ait değildir. 
Donatma iştiraki tacir sıfatına sahiptir ve tacir olmanın sonuçlarına tabidir.
  
         Tacir Sıfatının Kaybı 

a) Gerçek Kişilerde ; 

   Tacir fiilen faaliyetlerine son vermekte ve müşteri çevresiyle irtibatını kesmekte ve dolayısıyla ticareti terk etmektedir. Bu durumda tacir sıfatı kendiliğinden sona erecektir. 
   Tacir ticaret siciline son verdiğini ticaret siciline bildirmelidir.
   Ticari işletme faaliyetlerine son veren tacir veya kendisinin ölümü halinde ticari faaliyeti sürdürmek istemeyen mirasçıları, on beş (15) gün içinde yapılacak terk bildirimi içinde yapılacak terk bildirimi ile mal beyanında bulunmak zorundadır. 
   Ticareti terk ettiğini bildiren tacir iki (2) ay süreyle haczedilebilir malları üzerinde işlemde bulunamaz. 
Üçüncü kişilerin zilyetlik ve tapu sicili kurallarına göre iyi niyetli olarak elde edecekleri haklar saklıdır. 
Ticaret sicili memuru ticaretin terk edildiğini Türkiye ticaret Sicili Gazetesi ve alacaklıların kolaylıkla haberdar olabileceği başka yollarla ilan eder. Bu ilan tarihinden itibaren bir (1) yıl daha ticari faaliyetine son veren tacir hakkında iflas yolu ile takipte bulunabilir.

b) Tüzel Kişilerde ;

    Tüzel kişiliğinin sona ermesi ile son bulur.
    Tüzel kişinin malvarlığının tasfiyesi süresinde hem tüzel kişilik hem tacir sıfatı devam eder.
    Donanma iştiraki sona erdiğinde tasfiye süreci tamamlanıncaya kadar tacirler hakkındaki hükümlere tabi olmaya devam eder.

      Tacir Sıfatından Doğan Hüküm ve Sonuçlar ;

  1. İflasa tabi olma 
  2. ticaret siciline kaydolma
  3. Ticaret ve sanayi odalarına kaydolma
  4. Ticaret unvanı seçme ve kullanma
  5. Ticari iş karinesine tabi olma
  6. Ticari örf ve adete tabi olma
  7. Ticari defter tutma
  8. Basiretli bir iş adamı gibi davranma
  9. Kararlaştırılmasa dahi ücret ve faiz isteme hakkı
  10. Ücret ve cezai şartların indirilmesini isteme hakkı
  11. Fatura düzenleme
  12. Faturaya itiraz
  13. Teyit mektubuna itiraz
  14. Her iki tarafı tacir olan işlere uygulanacak özel hükümler
































































































3 Mayıs 2017 Çarşamba

TÜRK TİCARET HUKUKU-1




             Sevgili arkadaşlar ticaret hukukunu iyi kavramanın yolu öncelikle ticaret hukuku kavramının     hangi anlam veya anlamları teşkil ettiğini kavramaktan geçer. Ticaret hukukunu kavradıktan sonra     ticaret hukukunun özelliklerinin yanında ticari işletmeler ve ticari iş'in ne demek olduğuna dair           ufakta olsa bir parıldama olur ise aklınızda eminim ki ticaret hukukunun üstesinden gelirsiniz.             Şunu bilin ki arkadaşlar ticaret hukuku aslında çok kolay gibi gözükür ancak işin içine girmeye           başladıktan hemen sonra bocalamalar başlar. Ancak en önemli nokta işte tam da burada başlar.             Ticaret hukuku da tıpkı ceza hukuku gibi birbiri içinde bir çok tanım, koşul ve şarttan                           oluşmaktadır. Temelindeki ince ayrıntıları elimden geldiğince basit düzeye indirerek sizlere                 anlatmaya çalışacağım umarım ki sizler için faydalı olabilirim.Şimdi ticaret hukuku kavramını             birlikte çalışmaya başlayarak ilk adımımızı atalım.



      TİCARET HUKUKU KAVRAMI 

  Sevgili arkadaşla, üretim ,değişim ve tüketim aşamalarındaki faaliyetleri düzenleyen ve bunları kou edinen hukuk dalına bizler ticaret hukuku demekteyiz.

     TİCARET HUKUKUNUN ÖZELLİKLERİ

  1. Özel Hukuk Dalı Olması : Taraflar irade özgürlükleri uyarınca sözleşme yapıp yapmama konusunda serbest oldukları gibi girdikleri sözleşme ilişkisinin içerik ve kapsamını belirlemede kural olarak serbesttirler ve belirlemede kural olarak serbesttirler ve taraflar arasında birr denge vardır.
  2. Medeni Hukuk ve Borçlar Hukuku ile Bağlantılı Olması : Ticaret hukuku özel hukukun bir dalı olması nedeniyle medeni ve borçlar hukuku ile bir bütünlüğü söz konusudur.
  3. Uluslararası Niteliği : Globalleşen dünyada geçerli hukuk sistemi yaratma çabasını taşıyan belli başlı hazırlıklar vardır. Bu hazırlıklar TTK'da yenilik yapılmasını zorunlu hale getirmiştir. Yeni kanun yapılırken ticaret hukukunun uluslararası niteliğinden etkilenmiştir.



     Bölüm 1 . Ticari İşletme 


    Ticari İşletme : Esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedefleyen faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmelerdir.

    Ticari İşletmenin Özellikleri : 

  • Gelir sağlamayı hedefleme
  • Devamlılık
  • Bağımsızlık
  • Esnaf faaliyeti sınırlarını aşma

    Ticari İşletmenin Unsurları :

  • Şahıs varlığı unsurları, tacir ve tacir yardımcıları
  • Malvarlığı unsurları, gerçekte tacirin malvarlığı içinde yer almaktadır 
             ↪ Maddi Malvarlığı Unsurları, makina, bina, nakilde kullanılan taşıtlar.
             ↪ Maddi Olmayan Malvarlığı Unsurları, ticaret unvanı, işletme adı, marka, patent, telif hakları, kiracılık hakları, teknik bilgi hakkı gibi..


    Ticari İşletmelerde Merkez ve Şube Kavramları : Ticari işletmenin ticari, hukuki ve idari faaliyetlerinin toplandığı ve işlerinin yürütüldüğü yer merkez' dir.
Bir ticari işletmeye bağlı olup ister merkezin bulunduğu sicil çevresinde ister başka sicil çevresinde ister başka sicil çevresinde, bağımsız sermayesi veya muhasebesi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kendi başına sınai ve ticari faaliyetin yürütüldüğü yerler ve satış mağazaları şube ' dir.

    Ticari İşletmelerde Önemli Bazı Hukuksal Olay ve İşlemler :

⭐Ticari İşletmenin Devri :

  • Bir malvarlığı veya bir işletmenin aktif ve pasifleriyle birlikte devredilmesidir.
  • İşletmenin devri kural olarak tüm unsurları kaplarken hepsinin olması şart değildir. Asgari şartların gerçekleşmiş olması yeterlidir.
  • Devrin şekli ve koşulları ; 
  1.  Yazılı şekil şartı vardır. Ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi gerekmektedir.
  2. İşletme alacaklılarının devre onay vermelerine gerek yoktur.
  3. Bazı özel kanunlar gereği başka bazı koşulların yerine getirilmesi gerekir. 
  4. İnbar.
  •  Devrin sonuçları ;
  1. Devreden(gerçek kişi) tacir, devirden dolayı tacir sıfatını kaybeder ama ticaretir terkinin ilanından itibaren bir yıl daha borçlardan iflas yoluyla takip edilebilir.
  2. Devirle, ticari işletmenin unsurları devralana geçer.
  3. Devralan, devraldığı üçüncü kişilere bildirdiği veya alacaklılara ilan ettiği andan itibaren işletmenin daha önceki borçlarından sorumludur.
  4. Devralan varlığını bilmediği borçlardanda sorumludur.
  5. Devreden devrin ilan veya ihbarına kadar doğan borçlardan dolayı devralanla birlikte iki yıl süre ile müteselsilen sorumludur. Yalnız arkadaşlar vadeye bağlanmış borçlarda muacceliyat tarihinden itibaren işlemeye başlar.
  6. Temsil yetkisine ilişkin değişikliklerde gerçekleşmektedir.
  7. Kiralanan bir alanda faaliyet göstermesi halinde, kira ilişkisinin geçmesi için kiralayanın onayı gerekir. 
Ticari İşletmenin Rehni :
  • Krediye ihtiyaç duyan ticari işletmeler şahsi teminat örneğin kefalet veya ayni teminat örneğin rehin gösterebileceklerdir.
  • Rehin ilişkisinin taraflarına gelince; 
  • Kredi kuruluşları , tacir esnaf, çiftçi, üretici, serbest meslek erbabı gerçek ve tüzel kişiler arasında, tacir ve esnaflar arasında tesis edilebilir.
  • Rehin ilişkisi bankalar, tacir ve esnaflar arasında olabilir.
  • Rehin ilişkisinin kurulmasına gelince ;
  • Rehinli taşınır sicili'ne tescil edilmesiyle kurulur.
  • Elektronik yada yazılı ortamda, elektronik ortamda yapılmışsa elektronik imzaylaonaylanmalıdır. Yazılı olarak yapılmışsa tarafların imzalarının noterce onaylanması veya sözleşmenin sicil yetkisinin huzurunda imzalanması gerekir.
  • Sözleşmeye tarafların ticaret unvanı, MERSİS numarası, temsil veya yetkili temsilcinin adı soyadı, imzası, borcun konusu, miktarı, miktarı belli değilse rehnin ne miktar için güvence teşkil ettiği , ödenecek para cinsi ve rehin azami miktarı, rehne konu varlıkla bu varlığın ayırt edici özelliği belirten seri numarası, markası, üretim yılı, belge seri numarası, varrsa GTİP veye PRODİR sanayi ürünü kodu gibi hususlar yazılır.

 Rehin İlişkisinin Kapsamı :

  • Alacaklar, çok yıllık ürün veren ağaçlar, fikri ve sınai mülkiyete konu alan haklar, hammadde, hayvan, her türlü kazanç ve iratlar, kira gelirleri, makina, araç, ekipman,stok...
  • Rehin İlişkisinin Hüküm ve Sonuçları ; 
➖ Tarafların hak ve yükümlülükleri sözleşmede belirlenir.
➖Rehin konusu mallar, borçlunun elinde durmaya devam etmektedir.
➖Rehin alacaklısı, denetleme hakkına sahiptir.
➖Rehin veren veya taşınırı rehin yüklü olarak devralan rehinli varlığı TRK'nın hilafına kullanması, borcu ödamemesi gibi durumlarda rehin alacaklılarının şikayeti üstüne borç tutarının yarısını geçmeyecek şekilde adli para cezası uygulanır.

  • Rehin Borçlusunun Temerrüdü Süresinde İfa Edilememişse ;

➖Rehinli taşınırın mülkiyetinin devrini talep edebilir.
➖Alacağını, faaliyet gösteren varlık yönetim şirketlerine devredilebilir.
➖Rehin alacaklısı zilyetliğin devrine konu olmayan varlıklarda kiralama ve lisans hakkını kullanabilir.
➖Yukarıda saydığım yollarla alacak tahsil edilmemişse, takip genel hükümler çerçevesinde yapılır.

  • Rehin İlişkisinin Sona Ermesi ;

➖Rehin borçlusu işletme sahibi borcunu öderse rehin (fer'i hak) sona erer.

TİCARİ İŞLETMENİN TİCARET ŞİRKETLERİNİN BÖLÜNMESİ ve TÜR DEĞİŞTİRMESİNE KONU OLMASI
   Bir ticari işletme bir ticari şirketle onun tarafından devralınmak suretiyle birleşebilir. Söz konusu ticaret şirketlerinin paylarının tümü, ticari işletmeyi işletecek kişi veya kişiler tarafından devralınmalı ve ticari işletme bu kişi veya kişiler adına ticaret siciline tescil ve ilan edilmelidir. Ticari işletmeye dönüştürülen ticaret şirketi, bir kollektif veya komandit şirketse mezkür ticaret şirketinin borçlarından, ticari işletmeyi işletecek kişi ve kişilerle ticaret şirketinin eski ortaklarıda üç yıllık süreyle müteselsilen sorumlu olurlar.

NOT, Bu sorumluluk kollektif şirket ortakları ve komandite ortak bakımından sınırsız, şirketteki komanditler ortak bakımından sınırlıdır.

 Ticari İşletmenin Mirasçılara Geçmesi 

   İntikal kuralları içinde mirasçılara geçecektir.

 Ticari İş

 Ticari iş nitelendirilmesinde ölçütler ;

  • TTK'da düzenlenen işler
  • Bir ticari işletmeyi ilgilendiren işler

 Ticari İş Karinesi


    Tüzel kişi tacirlerin özel alanı yoktur, bütün işleri ticari iş niteliğindedir. Tüzel kişi tacirler bakımından aksi ispatlanmaz, gerçek kişi tacirler aksi ispatlanabilir. Gerçek kişi tacir hukuki işlem yaptığı esnada işlemin ticari işletmesiyle ilgili olmadığı karşı tarafa açıkça bildirirse ; İşin ticari sayılmasına durum elverişli olmazsa.

 Bir Taraf İçin Ticari Sayılan İşler

    Bir taraf için ticari sayılan işlemin diğer taraf içinde ticari sayılması yalnızca sözleşmeler bakımından geçerlidir. Uyuşmazlık halinde ticari sayılmaz ve ticaret mahkemelerinde görülmez.

 Ticari İş Sayılmaya Bağlanan Hukuki Sonuçlar

  1. Ticari İşlerde Teselsül Karinesi; Ticari borca müteselsil kefalet karinesi kabul edilmiş olduğu için borcun ifa edilmemesi nedeniyle alacaklı asıl borçluya müracata mecbur olmaksızın doğrudan doğruya müteselsil kefile başvurabilecektir. 
  2. Ticari İşlerde Faiz; Faiz, para alacağının süreye bağlı olarak tahakkuk  eden bir semeredir. Faiz getirisinin yüksekliği anaparanın miktarına, süreye ve faiz oranına bağlıdır. Asıl borç ödeme veya başka bir nedenli ortadan kalkarsa faiz alacağı da sona erer. Taraflar kendi aralarında anlaşırsa anaparayı, faizden ayırmak mümkündür.
Faiz Çeşitleri kendi içinde ikiye ayrılmaktadır öncelikle bunu öğrenelim.

🔸Anapara Faizi ; Belli bir miktar paradan belli bir süre ayrı kalma nedeniyle vadeye kadar işleyen faizdir.

🔸 Temerrüt Faizi ; Vadesinde ödenmeyen bir para borcundan dolayı vadeyi takip eden günden itibaren işlemeye başlayan faizdir.

Şimdi sevgili okurlar faizi uygulanacak oranı dikkate alındığındaki çeşitlerini öğreneceğiz.

🔸 Kanuni(Yasal) Faiz ; Kanuni faiz oranı yasa tarafından belirlenen anapara veya temerrüt faizini ifade eder.

🔸 Akdi (Sözleşmesel) Faiz ; Oranı taraflarca akitle kararlaştırılan anapara veya temerrüt faizini ifade eder.

Şimdide sıra hesaplama şekli dikkate alındığındaki faiz çeşitlerini incelemeye geldi.

🔸 Basit Faiz ; Belli bir miktar para borcuna belirli bir süre için faiz oranı dikkate alınarak faiz tahakkuk ettirilmesidir.

🔸 Birleşik Faiz ; Belirli bir para borcuna belli bir dönem sonunda tahakkuk eden faizin anapara borcuna eklenerek oluşan toplum miktara belirli dönemler sonunda tekrar faiz işletilmesi ve bu işlemin her defasında tekerrür etmesi yoluyla oluşan faizdir.

Sevgili meraklı okuyucular pek karşınıza çıkacağını size bu konuda soru yöneltileceğini pek düşünmüyorum ama benim gibi meraklısı olan bi köşede fazladan bir bilgiden bir şey çıkmaz diyenler için ufak bi not düşmek istiyorum buraya ..

Tazminat Faizi : Haksız fiil neticesinde oluşan zarara karşılık hesaplanan para borcuna zararın gerçekleşmesinden itibaren işletilen faizdir. Tazminat faizi aslında temerrüt faizinin bir çeşididir.

 Ticari İşlerde Faizin Özellikleri

1. FAİZİN İŞLEMEYE BAŞLAYACAĞI TARİH :
Hukuksal ilişkinin tarafları tarihi serbestçe kararlaştırabilirler. Taraflar tarih belirlememişse, faiz vade tarihinden itibaren işler, vade belli değilse faiz ihtar tarihinden itibaren işler.

2. KARARLAŞTIRILMIŞ OLMASA DAHİ FAİZ İSTENEBİLMESİ ; Ticari olan veya olmayan bir kimseye , ticari işletmeye, bir iş veya hizmet gören tacir, uygun bir ücret isteyebilir. Verdiği avans veya yaptığı masraflar için ödeme tarihinden itibaren faize de hak kazanır.

3. BİLEŞİK FAİZ UYGULANMASI( FAİZE FAİZ YÜRÜTÜLMESİ) ; Bileşik faizin yasaklandığı iki hal vardır.

☄Her iki tarafı da tacir olmak kaydıyla cari hesap sözleşmeleri

☄Her iki tarafı da tacir olmak kaydıyla her iki taraf bakımından ticari iş niteliği bakımından ticari iş niteliğindeki ödünç sözleşmeler.

NOT, Her iki istisna bakımından , faizin anaparaya eklenebileceği dönemler üç aydan az olamaz.

4. DAHA YÜKSEK ORANDA TEMERRÜT FAİZİ ORANI İSTEYEBİLME İMKANI ; Adi işlerde sözleşmeyle anaparanın faizinin belirlenmediği fakat faiz oranının tespit edilmediği hallerde kanuni faiz oranı geçerli olacaktır. Bu oran %9' dur. Bu şekilde temerrüt faizi ile ticari işlerde temerrüt faizi farkı oluşturulmuştur. Adi işlerde temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa temerrüt faizi kanunen en fazla sözleşmeyle belirlenen anapara faizi oranı kadar olabilmektedir, ticari işlerdeyse sözleşmeyle belirlenen anapara faiz oranının temerrüt faizi olarak'da geçerli olabilmesi için TC. Merkez Bankasının belirlendiği avans faizinden daha fazla olması gerekir. Yoksa, sözleşmeyle belirlenen faizden daha yüksek olan avans faiz oranı uygulanır. Bu neticede, avans faizinin yüksekliğine göre adi işlerle ticari işler arasında temerrüt faizi bakımından farklılığa yol açar daha fazla temerrüt faizi talep etme imkanına yol açar.

FAİZ ORANLARI 

   Taraflar ( adi ve ticari ) kendileri kararlaştırır ancak bir üst sınırı vardır. Adi işlerde faiz bakımından; 
Tarafların kararlaştıra bilecekleri faiz oranı, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenecek oranın, anapara borcunda yüzde elli fazlasını, temerrüt faizinde ise bu faizin yüzde yüz fazlasını aşamaz.
Adi işlerde kararlaştırılan akdi faiz oranı kanuni faiz oranından yüksekse temerrüt faizi sözleşmeyle belirlenen anapara faizi oranından az olamaz. 

EN YÜKSEK SINIRI AŞAN TİCARİ İŞLEMLERİN HUKUKSAL DURUMU : Kısmi geçersizlik !
    Bir sözleşme gereğince yerine getirilmesi gereken edimler hakkında kanun veya yetkili makamların kabul etmiş olduğu en yüksek sınırı aşan sözleşmeler, en yüksek sınır üzerinden yapılmış sayılır ve bu sınırdan fazla edimler hata ile yapılmış olmasa da geri alınır.

TİCARİ İŞLERDE ZAMANAŞIMI SÜRELERİ : Kanunda aksine hüküm var olmadıkça ticari hükümler öngören kanunlarda tayin olunan zamanaşımı süreleri taraflarca sözleşmeyle değiştirilemez.