son dakika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
son dakika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2018 Cumartesi

TÜRK TİCARET HUKUKU - 6





                                                          HAKSIZ REKABET



              Öncelikle belirtelim ki rekabet bir haktır. Ancak bu her hakkın bir rekabet hakkı olduğu anlamına gelmemektedir. Yani rekabet hakkı da sınırsız da değildir ve dürüstlük kuralları çerçevesinde ve ahlaki kullanılması gerekir. Rekabet hakkının aşırı biçimde ve kötüye kullanılması, gayri ahlaki davranılması rekabeti tehlikeye düşürür, rekabetten beklenen olumlu neticelerin ortaya çıkmasını engeller, rakiplerin ve tüm tüketici veya müşterilerin ekonomik çıkarları bundan olumsuz etkilenir. Bu nedenle rekabeti sağlamaya yönelik tedbirlerin yanında , rekabetin her türlü şekilde kötüye kullanılması anlamına gelen haksız rekabeti önlemeye yönelik düzenlemelerde kabul edilmiştir. 
                         Türk hukukunda haksız rekabeti genel olarak düzenlemeye yönelik iki ayrı düzenleme vardı. Bunlardan birisi TBK md. 57'de; diğeri ise TTK md. vd. ' da yer alır.
            Her iki düzenlemede  haksız rekabet konusunda benzer bir içeriğe sahiptir. Hangisinin ne tür haksız rekabet bakımından geçerli olacağı tam açık olarak belli değildir.

                    
                 HAKSIZ REKABETİN TANIMI ve UNSURLARI

              Rakipler arasında ve tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuruluna diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.

  • Haksız rekabetten söz edilebilinmesi için ortada bir kazanç sağlama amacına yönelik bir faaliyet ve yarışma ortamı var olmalıdır. 
  • Ekonomik yarışın mutlaka ticari işletmeler arasında geçiyor olması şart değildir. Örneğin; avukatlık büroları, doktor muayenehaneleri arasında haksız rekabet fiilleri olabilir.
  • Haksız rekabet için aldatıcı davranış veya dürüstlük kuralına aykırı bir davranışın varlığı gerekir. Dürüstlük kuralına aykırı davranış genel bir ifadedir ve aldatıcı davranışı da kapsar. 
                 ÖNEMLİ HAKSIZ REKABET HALLERİ 
  1.   Dürüstlük Kuralına Aykırı Reklamlar ve Satış Yöntemleri ile Diğer Hukuka Aykırı Davranışlar
  2. Sözleşmeyi İhale veya Sona Erdirmeye Yöneltmek
  3. Başkalarının İş Ürünlerinden Yetkisiz Yararlanma 
  4. Üretim ve İş Sınırlarını Hukuka Aykırı Olarak İfşa Etme
  5. İş Şartlarına Uymamak
  6. Dürüstlük Kuralına Aykırı İşlem Şartları Kullanmak
            
                HAKSIZ REKABETTEN  DOĞAN SORUMLULU
  1. Hukuki Sorumluluk , haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibari, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse aşağıdaki hukuk davalarını açabilir
         a) Fiilin haksız olup olmadığının tespiti
         b) Haksız rekabetin men'ini
         c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını
        d) Kusur varsa maddi va manevi tazminat
 Mahkeme davayı kazanan tarafın talebiyle masrafları haksız çıkan tarafları alınmak üzere, kesinleşmesinden sonra hükmün ilan edilmesine de karar verebilir. İlanın şekil ve kapsamını hakim belirler.
     
        A. DAVACI
  •  Üç grup herkese rekabet davası açabilir. Bunlardan ilki haksız rekabet nedeni ile zarar gören  ya da zarar görme tehlikesi altında bulunan kimseler bahsedilen hukuk davalarını açabilir. Bir diğeri ekonomik menfaatleri zarar gören ya da zarar görme tehlikesi altında bulunan müşteriler. Üçüncü olarak ise mesleki ve ekonomik birlikleridir.
        B. DAVALI
  • Haksız rekabet davalarının yöneltilebileceği kişiler üç kişidir. Birincisi haksız rekabet eden kişi. İkincisi çalıştırandır. Haksız rekabet fiili hizmet veya işlerini gördükleri esnada müstahdemler  veya işçiler tarafından işlenmiş olursa haksız rekabet davalarından tespit, önleme ve düzeltme davaları istihdam edenlere karşı da açılabilir. İstihdam edene tazminat davası da açılabilir. İstihdam edenin kusurlu davranmış olması gerekir. Üçüncüsü ise basın, yayın kuruluşları ve yönelticileridir. Haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde açmaları mümkündür. 
       C. ZAMANAŞIMI 
  • Haksız rekabet nedeniyle açılacak hukuk davalarını dava açma hakkı olan kişi, bu hakların doğduğunu öğrendiği andan itibaren bir yıldan itibaren olmak kaydı ile aynı zamanda da haksız rekabet oluşturan fiillerin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde açmalıdır.
  • Süreler haksız rekabet teşkil eden fiillerin sona ermesinden itibaren işlemeye başlar.
       D. HÜKMÜN ÜÇÜNCÜ KİŞİLERE ETKİSİ
  • Haksız rekabet davalarından önleme ve düzeltme davalarında verilen kararlar, haksız rekabete konu olmuş malların doğrudan yada dolayısıyla bu mallar üzerinden ticari bir amaçla elde etmiş şahıslar hakkında da icra edilmiş olunur . Bunun için ise TTK md. 56  f-4 fıkrasına bakınız.
  • Örneğin A markalı bir çantayı taklit edip üreten bir B firması bu çantayı C,D,E,F.. gibi mağazalara satması için dağıtmış ise TTK md. 56  f-4 fıkrası gereğince A markası sahibi, taklit marka mal üreten B marka sahibine açtığı haksız rekabet davasını kazandığı takdirde satışını gerçekleştiren C, D, E, F, gibi mağazalarda ellerinde satmak için bulundurdukları taklit ürünü çantalar için A markası sahibi taklit marka ürünlerin ellerinden alınmasını sağlayabilecektir. Ancak marka sahibi elinde bulundurduğu mahkeme kararını taklit markalı ürünü tüketim amacı ile elinde bulunduran müşteriye karşı icra edemeyecektir.
2.Cezai Sorumluluk ,  TTK md. 62 ' ye göre 
         a)TTK md. 55 de yazılı olan haksız rekabet fillerinden birisini kasti suretle işleyen kişiler,
         b) Kendi icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesi açısından kişisel durumunu, ürünlerini, ticari faaliyet ve işleri hakkında kasti olarak yanlış yada yanıltacak tarzda bilgi verenler,
         c) Çalışanlarını, vekillerini veya vekilini, diğer yardımcı kişileri, çalıştıranın yada müvekkillerinin üretim yada ticaret sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatanlar,
         d) Çalıştıranlar veya müvekkillerden, işçilerinin, çalışanlarının, vekillerinin işlerini gördükleri sırada cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiilini istediklerini öğrenip de bu fiili önlemeyenler veya gerçeğe aykırı beyanda bulunanları düzeltmeyenler, 
   her bir bent kapsamına giren fiiller dolayısıyla iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılırlar.

21 Haziran 2017 Çarşamba

TÜRK TİCARET HUKUKU-3



Bölüm 2 : TACİR YARDIMCILARI 


  • Türk hukukunda tacir yardımcıları esas itibari ile TBK ve TTK' da düzenlenmiştir. TBK' da düzenlenen tacir yardımcıları ticari temsilci, ticari vekil, pazarlamacı, simsar ve komisyoncudur. TTK' da düzenlenen tacir yardımcıları acente, taşıma işleri komisyoncudur.
  • TBK ve TTK' da düzenlenen tacir yardımcılarından bazıları bağımlı bazılarıysa bağımsız tacir yardımcıları olarak düzenlenmiştir.
      BAĞIMLI TACİR YARDIMCILARI

  1. TİCARİ TEMSİLCİ(TİCARİ MÜMESSİL)

       Ticari temsilci, işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemler de ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendini temsil etmek üzere açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir.

Özellikleri;
  1. Ticari temsilci ticari işletmede tacirden sonra en yetkili yönetici olduğu için ticari işletmenin çok büyük iş hacmine sahip olduğu ve şube ya da şubelerinin bulunduğu hallerde atanmaktadır.
  2. Gerçek kişi ticari işletmelerde ticari temsilciyi tacir atar.
  3. Tüzel kişi ticari işletmelerde atama yetkili organlarca yapılır. 
  4. Kollektif ve komandit şirketlerde ticari temsilci atanması olağanüstü işlerden sayıldığı için yönetici vasfına sahip olsun ya da olmasın bütün ortakların oybirliği gerekir.
  5. Anonim şirket ve kooparatiflerde yönetim kurulu paylı komanditelerde anonim şirketlerdeki yönetim, kurulu yerine geçen komandite ortaklar tarafından limited şirketllerdeyse esas sözleşmede aksine hüküm yoksa genel kurul tarafından atanır. 
  6. Ticari temsilcinin ticaret siciline kaydı mecburidir. 
  7. Ticari temsilci, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı, işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya ve onun adına işletmenin amacına giren her türlü işlemleri yapmaya yetkili sayılır. Ticari temsilci, açıkça yetkili kılınmadıkça, taşınmazları devredemez veya bir hak ile sınırlandıramaz.
  8. Ticari temsilcinin üçüncü kişilerle yaptığı işlemler taciri başlar.
  9. Temsil yetkisi, bir şubenin işleriyle sınırlandırılabilir. Temsil yetkisi, birden çok kişinin birlikte imza atmaları koşuluyla da sınırlandırılabilir. Bu durumda, diğerinin katılımı olmaksızın temsilcilerden birinin imza atmış olması, işletme sahibini bağlamaz. Temsil yetkisine ilişkin az önce sıraladığımız ticaret siciline tescil edilmedikçe, iyiniyetli üçüncü kiişilere karşı hüküm doğurmaz. Temsil yetkisine ilişkin diğer sınırlamalar, tescil edilmiş olsalar bile, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
  10. Temsil yetkisi karşılıklı güvene dayandığı için tacir ticari temsilciye verdiği temsil yetkisine her zaman geri alabilir. Biz buna azil yani temsil yetkisinin geri alınması veya azletme demekteyiz. 
  11. Bir de arkadaşlar temsil yetkisi ölüm , iflas veya fiil kaybının sonucunda da  sona erer.
2. TİCARİ VEKİL 
       Tacir işletmede daha dar kapsamlı yönetim ve temsil yetkisi ya da sadece tahsis edilen belli bir işi yürütmek üzere elemanlar almak isteyebilir. Kanunda bu ihtiyacı karşılamak için ticari vekil şeklinde bir tacir yardımcısını hükme bağlamıştır. 

Özellikleri ; 
  1. Ticari vekil, bir ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmenin bazı  işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir.
  2. Ticari işletmenin alışılmış bütün satış işlerini yapar.
  3. Yetkili oldukları işlemler hakkında fatura imzalamak.
  4. Ticari işletmenin alışılmış işlerinden doğan borçların ifa edilmesi veya bunların hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesine ilişkin ihtar veya diğer açıklamaları işletme sahibi adına yapmak; bu nitelikteki ihtar veya diğer  açıklamaları, özellikle alışılmış işlem dolayısıyla teslim edilmiş mallara ilişkin ayıp bildirimlerini ticari işletme adına kabul etmek. 
  5. Ticari vekiller tacir veya ticari temsilci tarafından atanır. açıkça olabileceği gibi kapalı da olabilir.
  6. Genel ticari vekil ticari işletmenin olağan bütün işlerini görmek üzere atanabilmektedir.
  7. Genel ticari vekilinin temsil yetkisi üçüncü kişilere bildirilmek şartıyla sınırlandırılabilir.
  8. Sınırlamalar üçüncü kişilere çeşitli ilan ve bildirim vasıtalarıyla duyurulabilir.
  9. Ticari temsilci için açıklanan istifa, azil , ölüm ve fiil ehliyetinin kaybı gibi sona erme nedenleri ticari vekiller için de geçerlidir.
3. PAZARLAMACI 

     Pazarlamacı, tacir adına işletme dışında faaliyette bulunan ve tacire hizmet ilişkisi ile bağlı bulunan tacir yardımcısıdır. Tacirlere işletmenin dışında gerçekleştirmeyi istediği faaliyetler bakımından, şube açmak ve acente aracılığından yararlanmak dışında sağlanan bir hukuki imkandır.

Özellikleri ; 
  1. Pazarlamacı bağlı tacir yardımcısıdır.
  2. Pazarlamacı ancak tacir adına faaliyette bulunabilir. Esnaf ile sözleşmelerini konu alan sözleşmeler, pazarlamacılık sözleşmesi olarak nitelendirilemez.
  3. Pazarlamacı sürekli bir tacir yardımcısıdır. Bu unsur pazarlamacıyı simsardan ayırmaktadır. 
  4. Pazarlamacının faaliyet alanın işletmenin dışıdır. Bu unsur pazarlamacıyı özel yetkili ticari vekillerden ayırmaktadır.
  5. pazarlamacının temsil yetkisi kural olarak yoktur ve gerçekleştirdiği faaliyet aracılık olarak nitelendirilmektedir. Bu unsur pazarlamacıyı eski düzenlemede yer alan seyyar tüccar memurundan ayırmaktadır.
  6. Pazarlamacı ve tacir arasında ki hizmet ilişkisi, ücreti de pazarlama ilişkisinin bir unsuru yapmaktadır. 
  7. Tacir ve pazarlamacı arasında gerçekleştirilen sözleşmede sürenin sona ermesi, pazarlamacının yetkileri, ücret ve masrafların nasıl ödeneceği, taraflardan birinin yerleşim  yeri yabancı ülkede ise hukukun ve yetkili mahkemenin hangisi olduğu konularını içermelidir. tarafların deneme süresi kararlaştırmaları da mümkündür. Deneme süresi iki ayı geçemez. Bu sözleşme şekle bağlı değildir.
  8. Pazarlamacının belli başlı hakları vardır. bunlar sırasıyla; Ücret hakkı, inhisar(teke) hakkı, masrafları isteme hakkı, hapis hakkıdır.
  9. Pazarlamacıların bir de belli başlı yükümlülükleri vardır. bunlar da sırasıyla; Talimatlara uyma yükümlülüğü, rekabet etmeme yükümlülüğü, bilgi verme yükümlülüğü, iş yerinde çalışma yükümlülüğü, garanti yükümlülüğünün bulunmasıdır.
  10. Pazarlamacılık sözleşmesinin şartları taraflarca düzenlenebilir. Böyle bir düzenleme olmazsa, hizmet sözleşmesinin sona ermesine ilişkin hükümler, pazarlamacılık sözleşmesinin sona ermesine de uygulanacaktır.
            
           BAĞIMSIZ TACİR YARDIMCILARI 

  1. SİMSAR 

       Simsarın taraflar arası sözleşme kurulması imkanının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir.
Simsarın, bu işi meslek olarak icra etmesi zorunlu değildir. Ancak simsarın bir işletmesi var ve esnaf işletmesi sınırlarını aşıyorsa, tacir sıfatına da sahip olacaktır. bu sebeple simsar bağımsız tacir yardımcısıdır.

Özellikleri ;
  1. Simsarlık sözleşmesi müvekkil ve simsar arasında yapılan ve müvekkilin sözleşme yapabileceği üçüncü kişiyi bulmasını sağlamayı amaçlayan bir sözleşmedir.
  2. Simsar aracılık faaliyetinde bulunur. Simsarın kural olarak temsil yetkisi yoktur.
  3. Simsar müvekkilin menfaatlerini gözetmelidir.
  4. Ücret belirlenmemişse tarifeye, tarife yoksa teamüle göre ödenir.
  5. Zamanaşımı alacağın muaccel olduğu andan itibaren işlemeye başlar beş yıllık zamanaşımına bağlanmıştır.
2. ACENTE 

       Ticari mümessil(temsilci), ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer ya da bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları tacir adına yapmayı meslek edinen kimseye acente denmektedir.

Özellikleri ;
  1. Acenteler bağımsız tacir yardımcılarıdır.
  2. Acentelik ilişkisi bir sözleşmeye dayanmaktadır.
  3. Acente belli bir yer veya bölge içinde faaliyetini yapar.
  4. Acentelik ilişkisi süreklidir.
  5. Acenteliğin Aracı acente ve Sözleşme yapan acente olmak üzere iki türü vardır.
  6. Acente faaliyetini meslek olarak yürütmektedir.
  7. Acente tacir ve ticari işletme işlettiği ve acenteliği bu çerçevede yaptığı için gördüğü iş karşılığında ücret alır.
  8. Acente gerçek veya tüzel kişi olabilir.
  9. Acentenin belli başlı borçları vardır. Bunlar sırasıyla ; Müvekkilinin işlerini görme ve menfaatlerini koruma, haber verme, talimatlara uyma, önleyici tedbirler alma, rekabet etmeme, 
  10. Acentenin belli başlı hakları vardır. Bunlar sırasıyla ; Ücret isteme hakkı, olağanüstü masrafların ödenmesini isteme hakkı, hapis hakkı, tekel hakkı.
  11. Aracı acentelik kanununda öngörülen asıl acente tipidir.
  12. Acenteye verilen temsil yetkisi sınırlandırılabilir. 
  13. Acente, yetkisi olmaksızın veya yetki sınırlarını aşarak, müvekkili adına bir sözleşme yaparsa müvekkili bunu haber alır almaz icazet verebilir; vermediği taktirde acente sözleşmeden kendisi sorumlu olur.Acente aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili olarak her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir. Acentenin aracı veya temsilci olarak katıldığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açılabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir.
  14. Acenteliğin sona gelmesi olayına gelecek olursak sevgili arkadaşlar, acentelikle ilgili düzenlemelerin yanında, acentenin türüne göre aracı acente hakkında simsarlık hükümleri, sözleşme yapan acente hükümleri, sözleşme yapan acente hakkında komisyon hükümleri ve bunlarda da hüküm bulunmayan durumlarda vekalet hükümleri uygulanmaktadır.
BELİRLİ SÜRELİ ACENTELİK SÖZLEŞMESİNİN SONA ERMESİ ; Esasen aslında belirli sözleşme olarak yapılır ancak belirli süreli yapılmışsa acentelik sözleşmesi bu müddetin tamamlanmasıyla ve herhangi bir feshi ihbara gerek kalmaksızın kendiliğinden sona erer. Belirli süreli acentelik sözleşmesi sona ermesine rağmen taraflar sessiz kalarak sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmeye devam ederlerse acentelik sözleşmesi sona ermez, belirsiz süreli hale gelir. 

BELİRSİZ SÜRELİ ACENTELİK SÖZLEŞMESİNİN SONA ERMESİ ; Acentelik sözleşmesi belirsiz bir müddet için yapılmışsa her iki taraf üç ay önce ihbar etmek şartıyla sözleşmeyi feshedebilir. Buradaki fesih ihbarının noter aracılığıyla veya telgrafla, iadeli taahhütlü mektupla veya güvenli elektronik imzalı belge ile yapılması gerekir. Belirsiz süreli acentelik sözleşmelerinde feshi ihbar süresi kısaltılamazsa da sözleşmeyle uzatılabilir.

HAKLI NEDENLERDEN DOLAYI ACENTELİK SÖZLEŞMESİNİN SONA ERMESİ ; Belirli ya da belirsiz süreli acentelik sözleşmelerinde haklı bir sebebin varlığı halinde karşı taraf sürelere uymak zorunda kalmadan her zaman sözleşmeyi feshetme hakkına sahiptir. Uyuşmazlık halinde gerek acente gerekse de müvekkilin dayandığı sebebin haklı olup olmadığına mahkeme karar verir.

DİĞER SEBEPLERDEN DOLAYI ACENTELİK SÖZLEŞMESİNİN SONA ERMESİ ; Taraflardan biri acente gerekse de müvekkilin dayandığı sebebin haklı olup olmadığına mahkeme karar verir. 

    15. Sona ermenin hüküm ve sonuçlarına gelecek olursak ; Sözleşmenin bazı nedenlerle sona ermesi halinde iki çeşit tazminat öngörülmüştür. bunlardan ilki yarım kalan işlere ilişkindir. İkincisiyse acentenin müvekkiline kazandırdığı müşterilerden kaynaklanan talep hakkıdır. İlk olarak bir haklı sebep olmadan veya üç aylık ihbar süresine uymaksızın sözleşmeyi fesheden taraf, başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır. Müvekkil, acentenin bulunduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediliyorsa, acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir.
    16. Acentelik sözleşmesinden kaynaklanan tüm talep hakları sözleşmenin sona ermesinden itibaren beş yıllık zaman aşımı süresine tabidir.
   17. TTK. md. 103 uyarınca özel kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla acentelikle ilgili hükümlere tabi tutulan kişiler şunlardır ;
  
  • Sözleşmeleri yerli veya yabancı bir tacir hesabına ve kendi adına yapmaya sürekli olarak yetkili bulunanlar
  • Türkiye Cumhuriyeti içinde merkez veya şubesi bulunmayan yabancı tacirler ad ve hesabına ülke içinde işlemlerde bulunanlar.


3. KOMİSYONCU 

Komisyoncu kendi adına müvekkili hesabına hareket eder. Komisyoncu dolaylı temsil ilişkisi çerçevesinde faaliyet gösterir. Komisyoncu, işlemi kendi adına yapar, müvekkilinin hesabına hareket eder. İşlemden doğan hak ve borç değildir, komisyoncu tarafıdır. Çünkü komisyoncu müşteri ile yapılan işlemin tarafı değildir, komisyoncu tarafıdır. Çünkü komisyoncu müşteri ile kendi adına işlemi yapmaktadır. 


 Özellikleri ; 
  1. Alım satım komisyoncusu kendi adına müvekkili hesabına işlem yapar.
  2. Komisyoncunun faaliyet şekli dolaylı temsil ilişkisine dayanır. Bundan dolayı müşteri ile kendi adına yaptığı işlemden doğan hak ve borçları müvekkiline devreder.
  3. Alım satım komisyonculuğunun konusu kıymetli evrsak veya menkul eşya(mal) alım satımıdır.
  4. Komisyoncu bağımsız tacir yardımcısı olmakla birlikte tacirle ilişkisi sürekli değildir. Komisyonculuk ilişkisinde müvekkil tek bir işin görülmesi için yetki verir. Bu nedenle komisyoncu acenteden ayrıdır. Çünkü simsar kendi adı veya hesabına hareket etmez. Kural olarak sadece tarafları buluşturur. Bu yönüyle komisyoncu simsardan ayrıdır. Ancak komisyoncu müvekkili ile sürekli ilişki içinde olmaması ile de simsara benzer. 
  5. Komisyoncu ücret karşılığında faaliyet gösterir.
  6. Komisyonculuk faaliyeti ticari işletme boyutundan yürütülüyorsa işleten tacir sıfatını elde eder. 
  7. Komisyoncunun borçlarıysa ; müvekkiline bilgi vermesi, eşyaya özen göstermesi, sözleşme konusu malı sigorta ettirmesi, müvekkilinden gelen talimatlara uyma ve işi tamamlamasıdır.
  8. Komisyoncunun haklarıysa TBK md. 538-545 hükümlerinde düzenlenmiştir. Ücret hakkı, verdiği avansları ve masrafları isteme hakkı, hapis hakkı, taraf olma hakkıdır.
  9. Komisyonculuk ilişkisi TBK md. 532, f. 2' de yapılan açık atıf gereği vekalet hakkındaki hükümler çerçevesinde son ulur. Buna göre, işin görülmesi, müvekkil veya komisyoncunun ölümü, gaipliği, iflası ve fiil ehliyetini kaybetmesi, istifa ve azil bu ilişkiye son verecektir. Uygun olmayan zamanlarda komisyonculuk ilişkisinden dönen taraf diğer tarafın zararını tazminle mükellef olacaktır.( TBK md. 512) komisyonculuk ilişkisinden kaynaklanan tüm davalar beş yıllık zaman aşımı süresine tabidir. (TBK md. 147, f.5)
  10. Taşıma komisyoncusu alım satım komisyoncusundan farklıdır. Taşıma işleri komisyoncusu kıymetli evrak veya mal alım satım ile meşgul olmayıp, müvekkilin talimatı doğrultulmasında onların bir yerden diğerine nakledilmesine aracılık ederler.
  • Taşıma işleri komisyoncusu kendi adına müvekkili hesabına eşya taşıtmayı taahhüt eder.
  • Taşıma işleri komisyonculuğu eşyanın yer değiştirmesine yönelik bir faaliyettir.
  • Taşıma işleri komisyonculuğu devamlı yapılan bir iştir.
  • taşıma işleri komisyonculuğu ücret mukabilinde yapılır.
Taşıma İşleri Komisyonculuğunun Borçları ; 
  • Ana borcu eşyayı taşımak ve bunun için bir taşıyıcı bulup onunla sözleşme yapmaktadır. Bu borcunu yerine getirirken basiretli bir tacir gibi hareket etmeli,, müvekkilinin menfaatlerini korumalı ve onun talimatlarına uygun davranmalıdır.
  • Müvekkil eşyanın taşınması esnasında ortaya çıkabilecek hasar rizikolarına karşı onu koruyucu ambalaj içinde komisyoncuya teslim etmelidir. Komisyoncu kendisine teslim edilen eşyanın dışarıdan tespit edilecek eksikliklerini veya ayıbını bulup denetlemekle yükümlüdür.
  • Müvekkilinin menfaatlerini koruyup ,talimatlarına uyumalıdır.
  • Her hangi amaçla tedbir için taşıyıcıya koruyucu ambalajla teslim etmelidir.
  • Müvekkilin emirlerini, taşıyıcıya iletmek.
  • Komisyoncu üstlendiği işi bizzat gerçekleştirmelidir.
Taşıma İşleri Komisyonculuğunun Hakları ;

  • Ücret isteme hakkı
  • Masraf ve avansların ödenmesini isteme hakkı
  • Hapis hakkı
  • Komisyoncu taşıyıcının ücretini ödediği anda onun hakları kendisine geçer .
Taşıma İşleri Komisyonculuğunun Sona Ermesi ve Zamanaşımı ;
  • TTK md. 917-930' da taşıma işleri komisyonculuğunun sona ermesi düzenlenmiştir. Alım satım komisyonculuğuna göre işin görülmesi, istifa, azil, ölüm, gaiplik, fiil ehliyetinin kaybı, iflas, sona erme nedenleri olarak sayılacaklardır.Taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesinden doğan tüm talepler bir yılda zamanaşımına uğrar. Ağır kusur ve kastın bulunması halinde zamanaşımı süresi üç yıldır.

























5 Mayıs 2017 Cuma

TÜRK TİCARET HUKUKU-2



              TİCARİ HÜKÜMLER ve TİCARİ HÜKÜMLERİN UYGULANMA SIRASI

  Ticari Hükümler ; 

Yazılı hükümler iki ölçüde belirlenir.

  1. Bir ticari işletme ile ilgili olsun ya da olmasın TTK'da yer alan bütün kurallar ticaridir. Örneğin; iki öğrenci arasında düzenlenen bir çek 
  2. TTK' da düzenlenmese de başka özel kanunlarda yer alan ve bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün konulardır. Örneğin ; Taşınır rehni kanunu
  Ticari İşlere Uygulanacak Hükümler ; 
  1. Emredici hükümler
  2. Sözleşme hükümleri
  3. Tamamlayıcı veya yorumlayıcı ticari hükümler
  4. Ticari örf ve adetler
  5. Genel hükümler 
   Ticari Yargı ; 
  1. Ticari davalarda kural olarak HMK geçerlidir.
  2. Ticari uyuşmazlıkların çözüm yolu tahkimdir.
   Ticari Davalar ; 

1. Mutlak Ticari Davalar : Bir grup, ticari uyuşmazlığın taraflarının sıfatına bakılmaksızın mutlak olarak ticari sayılan davalardır.

a) TTK'da Sayılan Hususlardan Doğan Davalar ; TTK'da düzenlenen husulardan doğan davalardır. TMK'da, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ile 969. maddeler. TBK'da  malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi  ve şekil değiştirmesi hakkında 202 ve 203 ...

b) Özel Kanun Hükümleri Gereği Ticari Sayılan Davalar ; Kooperatifler kanununda düzenlenen davalar, iflas davaları gibi..

2. Nispi Ticari Davalar : 

a) Tarafların Tacir Olduğu ve Uyuşmazlığın Onların Ticari İşletmeleri ile İlgili Olan Davalar ; Bir taraftan uyuşmazlığın taraflarının tacir olması diğer taraftan uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeler ile ilgili bir husustan kaynaklanması gerekir. Haksız fiillerden doğan davaların ticari dava sayılabilmesi için yine tarafların tacir ve haksız eylemin her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir.

b) Havale, Vedia ve Telif Hakkından Doğan ve Bir Ticari İşletmeyi İlgilendiren Davalar ; ticari nitelikte sayılması için bir ticari işletmeyle ilgili olması yeterlidir.

                               TİCARİ DAVALARA BAKAN MAHKEMELER 

ADLİ YARGI ;  Hukuk Mahkemeleri, Ceza Mahkemeleri, Bölge Adliye Mahkemeleri ( Temyiz), Yargıtay ( Temyiz)

İDARİ YARGI ; İdare Mahkemeleri, Vergi Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri ( Temyiz ve İtiraz mercii), Danıştay ( Temyiz ve İtiraz mercii) .

ASKERİ YARGI ; Askeri Mahkeme, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi , Askeri Yargıtay.


  • Adli yargıda hukuk mahkemeleri kendi içinde ikiye ayrılır. Sulh hukuk ve asliye hukuk ( özel alt dalları da vardır. Örneğin ; İş mahkemeleri, tapu) mahkemeleridir.
  • Ticaret mahkemeleri özel bir asliye hukuk mahkemeleridir.
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince malvarlığı değerine ilişkin her türlü dava Asliye hukuk mahkemesi yetkisindedir.
  • Ticari davalar ticaret mahkemelerine götürülür. Ticari davalara ticari hükümler uygulanacaktır. 
  • Asliye Ticaret Mahkemeleri : Özel bir konuya (ticari davalara) bir ihtisas mahkemesidir.
  • Asliye Hukuk Mahkemesi :  Eğer bir yerde asliye ticaret mahkemeleri varken asliye hukuk mahkemeleri dava açılırsa hakim re'sen görevsizlik kararı verilmesi gerekir.
  • Ticari olmayan davanın ticari mahkemelerde veya ticari olan bir davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi tek başına hükmün bozulması için yeterli sebep oluşturur. ( Çünkü kamu düzenine ilişkindir. ( HMK 1 ) ) 
  • Çekişmesiz Yargı : Davacının davalı göstermeden açtığı davalardır. 
  • Tüm ticari nitelik taşıyan çekişmesiz yargı işleri, ticaret mahkemelerinde görülür. 

                                   TİCARİ DAVALARDA UYGULANACAK USUL 


  • Genel usul kuralı Hukuk Muhakemeleri Kanunudur.
  • Bazı usul farklılıkları mevcuttur. Örneğin ; 
  1. Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmek, aradaki sözleşmeyi feshetmek ya da sözleşmeden dönmek üzere yapılacak ihbar ve ihtar noter marifetiyle, telgraf, taahhütlü bir mektup veya e- imza kullanılarak kayıtlı e-posta sistemiyle gönderilen bir beyanla gerçekleştirilir. 
  2. Tacirler arasındaki ticari davalarda ticari defter özel delil olarak kullanılabilir.
  3. Sekiz(8) gün içinde itiraz edilmeyen fatura ve teyit mektubu ticari davalarda özel delil kabul edilir.
  4. Yazılı yargılama usulü uygulanır ancak basit yargılama usulüne tabi olan kanunlarda vardır.(Konkordato ve sermaye şirketleri, ortaklarla tasfiye memurları  arasında çıkan uyuşmazlıklar, bilgi alma hakkının ihlal edildiğini iddia eden ortağın açtığı davalar gibi...) 
  5. Yetki sözleşmeleri ancak tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılır.


                                             TACİR SIFATININ KAZANILMASI 

            Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kişiye tacir denir.

Not, esnaf işletmesi işleten ise tacir olarak kabul edilmez.

Bir Ticari İşletmenin Gerçek Kişilerde Ticari İşletme Sayılmasının Koşulları ;

  • Bir ticari işletmenin var olması
  • Ticari işletmenin faaliyette bulanması
  • Ticari işletmenin kendi adına faaliyette bulunması 
  • Tacir sıfatı bakımından özellik gösteren durumlara sahip olması
Bir Ticari İşletmenin Tüzel Kişilerde Ticari İşletme Sayılmasının Koşulları ; 

  1. Ticaret Şirketleri :
  • Kolektif ve komandit şirketler bir ticari işletme işletmek maksadıyla kurulurlar.
  • Anonim ve limited şirketler iktisadi maksat ve konular için kurulurlar. 
  • Kooperatifler, ortaklarının çıkarlarını karşılıklı yardım ve kefalet esaslarına göre korumak amacıyla kurulurlar.
Bu amaçların varlığı tacir sıfatının kazanılması için yeterli kabul edilmiştir.

     2. Ticari İşletme İşleten Dernekler ve Vakıflar : 

  • İktisadi faaliyette  bulunmak, ticari işletme işletmek yahut kazanç sağlayıp paylaşmak maksadıyla kurulamazlar.
  • Ancak, amaçlarına ulaşmak için bir ticari işletme işletebilirler.
  • Eğer ticari işletme işletirler ise TTK bakımından tacir sayılırlar ve tacir olmanın hüküm ve sonuçlarına tabi olurlar. 
  • Vakıflarda amacına ulaşmak için ticari işletme işletirler ise tacir sayılacak ve tacir olmanın hükümlerine tabi olacaklardır.
  • Kamuya yararlı dernekler bir ticari işletme isteseler de tacir sayılmazlar. Örneğin, Kızılay Derneği
      3. Kamu Tüzel Kişileri Tarafından Kurulan İşletmeler : 
  • Devlet, il özel idaresi ve belediye gibi kamu tüzel kişileri bir ticari işletmeyi doğrudan doğruya veya kamu tüzel kişileri bir ticari işletmeyi doğudan doğruya veya kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler kendileri tacir sayılmazlar. 
  • Özel hukuk hükümlerine göre yöneltilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere kamu idareleri tarafından kurulan teşekkül ve müesseseler tacir sayılır.
  • Tacir sayılması için iki koşuldan birisinin var olması yeterlidir.
  • Özel hukuk hükümlerine göre yöneltilmek veya ticari şekilde işletilmektir.

          Donatma İştirakinde 

     Birden çok kişinin paylı mülkiyet şeklinde malik oldukları bir gemiyi, menfaat sağlamak amacıyla aralarında yapmış oldukları sözleşme gereğince, hepsi adına ve hesabına suda kullanmaları ile ortaya çıkan birliğe donatma iştiraki denir.
Tacir sıfatı müşterek maliklere(donatanlara) ait değildir. 
Donatma iştiraki tacir sıfatına sahiptir ve tacir olmanın sonuçlarına tabidir.
  
         Tacir Sıfatının Kaybı 

a) Gerçek Kişilerde ; 

   Tacir fiilen faaliyetlerine son vermekte ve müşteri çevresiyle irtibatını kesmekte ve dolayısıyla ticareti terk etmektedir. Bu durumda tacir sıfatı kendiliğinden sona erecektir. 
   Tacir ticaret siciline son verdiğini ticaret siciline bildirmelidir.
   Ticari işletme faaliyetlerine son veren tacir veya kendisinin ölümü halinde ticari faaliyeti sürdürmek istemeyen mirasçıları, on beş (15) gün içinde yapılacak terk bildirimi içinde yapılacak terk bildirimi ile mal beyanında bulunmak zorundadır. 
   Ticareti terk ettiğini bildiren tacir iki (2) ay süreyle haczedilebilir malları üzerinde işlemde bulunamaz. 
Üçüncü kişilerin zilyetlik ve tapu sicili kurallarına göre iyi niyetli olarak elde edecekleri haklar saklıdır. 
Ticaret sicili memuru ticaretin terk edildiğini Türkiye ticaret Sicili Gazetesi ve alacaklıların kolaylıkla haberdar olabileceği başka yollarla ilan eder. Bu ilan tarihinden itibaren bir (1) yıl daha ticari faaliyetine son veren tacir hakkında iflas yolu ile takipte bulunabilir.

b) Tüzel Kişilerde ;

    Tüzel kişiliğinin sona ermesi ile son bulur.
    Tüzel kişinin malvarlığının tasfiyesi süresinde hem tüzel kişilik hem tacir sıfatı devam eder.
    Donanma iştiraki sona erdiğinde tasfiye süreci tamamlanıncaya kadar tacirler hakkındaki hükümlere tabi olmaya devam eder.

      Tacir Sıfatından Doğan Hüküm ve Sonuçlar ;

  1. İflasa tabi olma 
  2. ticaret siciline kaydolma
  3. Ticaret ve sanayi odalarına kaydolma
  4. Ticaret unvanı seçme ve kullanma
  5. Ticari iş karinesine tabi olma
  6. Ticari örf ve adete tabi olma
  7. Ticari defter tutma
  8. Basiretli bir iş adamı gibi davranma
  9. Kararlaştırılmasa dahi ücret ve faiz isteme hakkı
  10. Ücret ve cezai şartların indirilmesini isteme hakkı
  11. Fatura düzenleme
  12. Faturaya itiraz
  13. Teyit mektubuna itiraz
  14. Her iki tarafı tacir olan işlere uygulanacak özel hükümler
































































































3 Mayıs 2017 Çarşamba

TÜRK TİCARET HUKUKU-1




             Sevgili arkadaşlar ticaret hukukunu iyi kavramanın yolu öncelikle ticaret hukuku kavramının     hangi anlam veya anlamları teşkil ettiğini kavramaktan geçer. Ticaret hukukunu kavradıktan sonra     ticaret hukukunun özelliklerinin yanında ticari işletmeler ve ticari iş'in ne demek olduğuna dair           ufakta olsa bir parıldama olur ise aklınızda eminim ki ticaret hukukunun üstesinden gelirsiniz.             Şunu bilin ki arkadaşlar ticaret hukuku aslında çok kolay gibi gözükür ancak işin içine girmeye           başladıktan hemen sonra bocalamalar başlar. Ancak en önemli nokta işte tam da burada başlar.             Ticaret hukuku da tıpkı ceza hukuku gibi birbiri içinde bir çok tanım, koşul ve şarttan                           oluşmaktadır. Temelindeki ince ayrıntıları elimden geldiğince basit düzeye indirerek sizlere                 anlatmaya çalışacağım umarım ki sizler için faydalı olabilirim.Şimdi ticaret hukuku kavramını             birlikte çalışmaya başlayarak ilk adımımızı atalım.



      TİCARET HUKUKU KAVRAMI 

  Sevgili arkadaşla, üretim ,değişim ve tüketim aşamalarındaki faaliyetleri düzenleyen ve bunları kou edinen hukuk dalına bizler ticaret hukuku demekteyiz.

     TİCARET HUKUKUNUN ÖZELLİKLERİ

  1. Özel Hukuk Dalı Olması : Taraflar irade özgürlükleri uyarınca sözleşme yapıp yapmama konusunda serbest oldukları gibi girdikleri sözleşme ilişkisinin içerik ve kapsamını belirlemede kural olarak serbesttirler ve belirlemede kural olarak serbesttirler ve taraflar arasında birr denge vardır.
  2. Medeni Hukuk ve Borçlar Hukuku ile Bağlantılı Olması : Ticaret hukuku özel hukukun bir dalı olması nedeniyle medeni ve borçlar hukuku ile bir bütünlüğü söz konusudur.
  3. Uluslararası Niteliği : Globalleşen dünyada geçerli hukuk sistemi yaratma çabasını taşıyan belli başlı hazırlıklar vardır. Bu hazırlıklar TTK'da yenilik yapılmasını zorunlu hale getirmiştir. Yeni kanun yapılırken ticaret hukukunun uluslararası niteliğinden etkilenmiştir.



     Bölüm 1 . Ticari İşletme 


    Ticari İşletme : Esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedefleyen faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmelerdir.

    Ticari İşletmenin Özellikleri : 

  • Gelir sağlamayı hedefleme
  • Devamlılık
  • Bağımsızlık
  • Esnaf faaliyeti sınırlarını aşma

    Ticari İşletmenin Unsurları :

  • Şahıs varlığı unsurları, tacir ve tacir yardımcıları
  • Malvarlığı unsurları, gerçekte tacirin malvarlığı içinde yer almaktadır 
             ↪ Maddi Malvarlığı Unsurları, makina, bina, nakilde kullanılan taşıtlar.
             ↪ Maddi Olmayan Malvarlığı Unsurları, ticaret unvanı, işletme adı, marka, patent, telif hakları, kiracılık hakları, teknik bilgi hakkı gibi..


    Ticari İşletmelerde Merkez ve Şube Kavramları : Ticari işletmenin ticari, hukuki ve idari faaliyetlerinin toplandığı ve işlerinin yürütüldüğü yer merkez' dir.
Bir ticari işletmeye bağlı olup ister merkezin bulunduğu sicil çevresinde ister başka sicil çevresinde ister başka sicil çevresinde, bağımsız sermayesi veya muhasebesi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kendi başına sınai ve ticari faaliyetin yürütüldüğü yerler ve satış mağazaları şube ' dir.

    Ticari İşletmelerde Önemli Bazı Hukuksal Olay ve İşlemler :

⭐Ticari İşletmenin Devri :

  • Bir malvarlığı veya bir işletmenin aktif ve pasifleriyle birlikte devredilmesidir.
  • İşletmenin devri kural olarak tüm unsurları kaplarken hepsinin olması şart değildir. Asgari şartların gerçekleşmiş olması yeterlidir.
  • Devrin şekli ve koşulları ; 
  1.  Yazılı şekil şartı vardır. Ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi gerekmektedir.
  2. İşletme alacaklılarının devre onay vermelerine gerek yoktur.
  3. Bazı özel kanunlar gereği başka bazı koşulların yerine getirilmesi gerekir. 
  4. İnbar.
  •  Devrin sonuçları ;
  1. Devreden(gerçek kişi) tacir, devirden dolayı tacir sıfatını kaybeder ama ticaretir terkinin ilanından itibaren bir yıl daha borçlardan iflas yoluyla takip edilebilir.
  2. Devirle, ticari işletmenin unsurları devralana geçer.
  3. Devralan, devraldığı üçüncü kişilere bildirdiği veya alacaklılara ilan ettiği andan itibaren işletmenin daha önceki borçlarından sorumludur.
  4. Devralan varlığını bilmediği borçlardanda sorumludur.
  5. Devreden devrin ilan veya ihbarına kadar doğan borçlardan dolayı devralanla birlikte iki yıl süre ile müteselsilen sorumludur. Yalnız arkadaşlar vadeye bağlanmış borçlarda muacceliyat tarihinden itibaren işlemeye başlar.
  6. Temsil yetkisine ilişkin değişikliklerde gerçekleşmektedir.
  7. Kiralanan bir alanda faaliyet göstermesi halinde, kira ilişkisinin geçmesi için kiralayanın onayı gerekir. 
Ticari İşletmenin Rehni :
  • Krediye ihtiyaç duyan ticari işletmeler şahsi teminat örneğin kefalet veya ayni teminat örneğin rehin gösterebileceklerdir.
  • Rehin ilişkisinin taraflarına gelince; 
  • Kredi kuruluşları , tacir esnaf, çiftçi, üretici, serbest meslek erbabı gerçek ve tüzel kişiler arasında, tacir ve esnaflar arasında tesis edilebilir.
  • Rehin ilişkisi bankalar, tacir ve esnaflar arasında olabilir.
  • Rehin ilişkisinin kurulmasına gelince ;
  • Rehinli taşınır sicili'ne tescil edilmesiyle kurulur.
  • Elektronik yada yazılı ortamda, elektronik ortamda yapılmışsa elektronik imzaylaonaylanmalıdır. Yazılı olarak yapılmışsa tarafların imzalarının noterce onaylanması veya sözleşmenin sicil yetkisinin huzurunda imzalanması gerekir.
  • Sözleşmeye tarafların ticaret unvanı, MERSİS numarası, temsil veya yetkili temsilcinin adı soyadı, imzası, borcun konusu, miktarı, miktarı belli değilse rehnin ne miktar için güvence teşkil ettiği , ödenecek para cinsi ve rehin azami miktarı, rehne konu varlıkla bu varlığın ayırt edici özelliği belirten seri numarası, markası, üretim yılı, belge seri numarası, varrsa GTİP veye PRODİR sanayi ürünü kodu gibi hususlar yazılır.

 Rehin İlişkisinin Kapsamı :

  • Alacaklar, çok yıllık ürün veren ağaçlar, fikri ve sınai mülkiyete konu alan haklar, hammadde, hayvan, her türlü kazanç ve iratlar, kira gelirleri, makina, araç, ekipman,stok...
  • Rehin İlişkisinin Hüküm ve Sonuçları ; 
➖ Tarafların hak ve yükümlülükleri sözleşmede belirlenir.
➖Rehin konusu mallar, borçlunun elinde durmaya devam etmektedir.
➖Rehin alacaklısı, denetleme hakkına sahiptir.
➖Rehin veren veya taşınırı rehin yüklü olarak devralan rehinli varlığı TRK'nın hilafına kullanması, borcu ödamemesi gibi durumlarda rehin alacaklılarının şikayeti üstüne borç tutarının yarısını geçmeyecek şekilde adli para cezası uygulanır.

  • Rehin Borçlusunun Temerrüdü Süresinde İfa Edilememişse ;

➖Rehinli taşınırın mülkiyetinin devrini talep edebilir.
➖Alacağını, faaliyet gösteren varlık yönetim şirketlerine devredilebilir.
➖Rehin alacaklısı zilyetliğin devrine konu olmayan varlıklarda kiralama ve lisans hakkını kullanabilir.
➖Yukarıda saydığım yollarla alacak tahsil edilmemişse, takip genel hükümler çerçevesinde yapılır.

  • Rehin İlişkisinin Sona Ermesi ;

➖Rehin borçlusu işletme sahibi borcunu öderse rehin (fer'i hak) sona erer.

TİCARİ İŞLETMENİN TİCARET ŞİRKETLERİNİN BÖLÜNMESİ ve TÜR DEĞİŞTİRMESİNE KONU OLMASI
   Bir ticari işletme bir ticari şirketle onun tarafından devralınmak suretiyle birleşebilir. Söz konusu ticaret şirketlerinin paylarının tümü, ticari işletmeyi işletecek kişi veya kişiler tarafından devralınmalı ve ticari işletme bu kişi veya kişiler adına ticaret siciline tescil ve ilan edilmelidir. Ticari işletmeye dönüştürülen ticaret şirketi, bir kollektif veya komandit şirketse mezkür ticaret şirketinin borçlarından, ticari işletmeyi işletecek kişi ve kişilerle ticaret şirketinin eski ortaklarıda üç yıllık süreyle müteselsilen sorumlu olurlar.

NOT, Bu sorumluluk kollektif şirket ortakları ve komandite ortak bakımından sınırsız, şirketteki komanditler ortak bakımından sınırlıdır.

 Ticari İşletmenin Mirasçılara Geçmesi 

   İntikal kuralları içinde mirasçılara geçecektir.

 Ticari İş

 Ticari iş nitelendirilmesinde ölçütler ;

  • TTK'da düzenlenen işler
  • Bir ticari işletmeyi ilgilendiren işler

 Ticari İş Karinesi


    Tüzel kişi tacirlerin özel alanı yoktur, bütün işleri ticari iş niteliğindedir. Tüzel kişi tacirler bakımından aksi ispatlanmaz, gerçek kişi tacirler aksi ispatlanabilir. Gerçek kişi tacir hukuki işlem yaptığı esnada işlemin ticari işletmesiyle ilgili olmadığı karşı tarafa açıkça bildirirse ; İşin ticari sayılmasına durum elverişli olmazsa.

 Bir Taraf İçin Ticari Sayılan İşler

    Bir taraf için ticari sayılan işlemin diğer taraf içinde ticari sayılması yalnızca sözleşmeler bakımından geçerlidir. Uyuşmazlık halinde ticari sayılmaz ve ticaret mahkemelerinde görülmez.

 Ticari İş Sayılmaya Bağlanan Hukuki Sonuçlar

  1. Ticari İşlerde Teselsül Karinesi; Ticari borca müteselsil kefalet karinesi kabul edilmiş olduğu için borcun ifa edilmemesi nedeniyle alacaklı asıl borçluya müracata mecbur olmaksızın doğrudan doğruya müteselsil kefile başvurabilecektir. 
  2. Ticari İşlerde Faiz; Faiz, para alacağının süreye bağlı olarak tahakkuk  eden bir semeredir. Faiz getirisinin yüksekliği anaparanın miktarına, süreye ve faiz oranına bağlıdır. Asıl borç ödeme veya başka bir nedenli ortadan kalkarsa faiz alacağı da sona erer. Taraflar kendi aralarında anlaşırsa anaparayı, faizden ayırmak mümkündür.
Faiz Çeşitleri kendi içinde ikiye ayrılmaktadır öncelikle bunu öğrenelim.

🔸Anapara Faizi ; Belli bir miktar paradan belli bir süre ayrı kalma nedeniyle vadeye kadar işleyen faizdir.

🔸 Temerrüt Faizi ; Vadesinde ödenmeyen bir para borcundan dolayı vadeyi takip eden günden itibaren işlemeye başlayan faizdir.

Şimdi sevgili okurlar faizi uygulanacak oranı dikkate alındığındaki çeşitlerini öğreneceğiz.

🔸 Kanuni(Yasal) Faiz ; Kanuni faiz oranı yasa tarafından belirlenen anapara veya temerrüt faizini ifade eder.

🔸 Akdi (Sözleşmesel) Faiz ; Oranı taraflarca akitle kararlaştırılan anapara veya temerrüt faizini ifade eder.

Şimdide sıra hesaplama şekli dikkate alındığındaki faiz çeşitlerini incelemeye geldi.

🔸 Basit Faiz ; Belli bir miktar para borcuna belirli bir süre için faiz oranı dikkate alınarak faiz tahakkuk ettirilmesidir.

🔸 Birleşik Faiz ; Belirli bir para borcuna belli bir dönem sonunda tahakkuk eden faizin anapara borcuna eklenerek oluşan toplum miktara belirli dönemler sonunda tekrar faiz işletilmesi ve bu işlemin her defasında tekerrür etmesi yoluyla oluşan faizdir.

Sevgili meraklı okuyucular pek karşınıza çıkacağını size bu konuda soru yöneltileceğini pek düşünmüyorum ama benim gibi meraklısı olan bi köşede fazladan bir bilgiden bir şey çıkmaz diyenler için ufak bi not düşmek istiyorum buraya ..

Tazminat Faizi : Haksız fiil neticesinde oluşan zarara karşılık hesaplanan para borcuna zararın gerçekleşmesinden itibaren işletilen faizdir. Tazminat faizi aslında temerrüt faizinin bir çeşididir.

 Ticari İşlerde Faizin Özellikleri

1. FAİZİN İŞLEMEYE BAŞLAYACAĞI TARİH :
Hukuksal ilişkinin tarafları tarihi serbestçe kararlaştırabilirler. Taraflar tarih belirlememişse, faiz vade tarihinden itibaren işler, vade belli değilse faiz ihtar tarihinden itibaren işler.

2. KARARLAŞTIRILMIŞ OLMASA DAHİ FAİZ İSTENEBİLMESİ ; Ticari olan veya olmayan bir kimseye , ticari işletmeye, bir iş veya hizmet gören tacir, uygun bir ücret isteyebilir. Verdiği avans veya yaptığı masraflar için ödeme tarihinden itibaren faize de hak kazanır.

3. BİLEŞİK FAİZ UYGULANMASI( FAİZE FAİZ YÜRÜTÜLMESİ) ; Bileşik faizin yasaklandığı iki hal vardır.

☄Her iki tarafı da tacir olmak kaydıyla cari hesap sözleşmeleri

☄Her iki tarafı da tacir olmak kaydıyla her iki taraf bakımından ticari iş niteliği bakımından ticari iş niteliğindeki ödünç sözleşmeler.

NOT, Her iki istisna bakımından , faizin anaparaya eklenebileceği dönemler üç aydan az olamaz.

4. DAHA YÜKSEK ORANDA TEMERRÜT FAİZİ ORANI İSTEYEBİLME İMKANI ; Adi işlerde sözleşmeyle anaparanın faizinin belirlenmediği fakat faiz oranının tespit edilmediği hallerde kanuni faiz oranı geçerli olacaktır. Bu oran %9' dur. Bu şekilde temerrüt faizi ile ticari işlerde temerrüt faizi farkı oluşturulmuştur. Adi işlerde temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa temerrüt faizi kanunen en fazla sözleşmeyle belirlenen anapara faizi oranı kadar olabilmektedir, ticari işlerdeyse sözleşmeyle belirlenen anapara faiz oranının temerrüt faizi olarak'da geçerli olabilmesi için TC. Merkez Bankasının belirlendiği avans faizinden daha fazla olması gerekir. Yoksa, sözleşmeyle belirlenen faizden daha yüksek olan avans faiz oranı uygulanır. Bu neticede, avans faizinin yüksekliğine göre adi işlerle ticari işler arasında temerrüt faizi bakımından farklılığa yol açar daha fazla temerrüt faizi talep etme imkanına yol açar.

FAİZ ORANLARI 

   Taraflar ( adi ve ticari ) kendileri kararlaştırır ancak bir üst sınırı vardır. Adi işlerde faiz bakımından; 
Tarafların kararlaştıra bilecekleri faiz oranı, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenecek oranın, anapara borcunda yüzde elli fazlasını, temerrüt faizinde ise bu faizin yüzde yüz fazlasını aşamaz.
Adi işlerde kararlaştırılan akdi faiz oranı kanuni faiz oranından yüksekse temerrüt faizi sözleşmeyle belirlenen anapara faizi oranından az olamaz. 

EN YÜKSEK SINIRI AŞAN TİCARİ İŞLEMLERİN HUKUKSAL DURUMU : Kısmi geçersizlik !
    Bir sözleşme gereğince yerine getirilmesi gereken edimler hakkında kanun veya yetkili makamların kabul etmiş olduğu en yüksek sınırı aşan sözleşmeler, en yüksek sınır üzerinden yapılmış sayılır ve bu sınırdan fazla edimler hata ile yapılmış olmasa da geri alınır.

TİCARİ İŞLERDE ZAMANAŞIMI SÜRELERİ : Kanunda aksine hüküm var olmadıkça ticari hükümler öngören kanunlarda tayin olunan zamanaşımı süreleri taraflarca sözleşmeyle değiştirilemez.