hürriyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hürriyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Eylül 2019 Cumartesi
TÜRK TİCARET HUKUKU-10
ŞİRKET KAVRAMI VE ŞİRKETİN UNSURLARI
ŞİRKET KAVRAMI ve TANIMI ; Şirket insanların belli bir gayeyle ve sürekli olarak bir araya gelmelerini ifade eder. Şirkette amaç iktisadidir. Şirket, şahısların kazanç elde edip bunu aralarında paylaşma amaçlı birleşimini ifade etmektedir. Dernekler ve vakıflar ticari amaç gözetmeksizin kurulurlar. Tam anlamı ile bir tanım yapacak olursak "şirket, iki veya daha fazla kişinin mal veya emeklerini belli bir amaçla birleştirmek suretiyle oluşturdukları ortaklıktır."
ŞİRKETİN UNSURLARI ;
1.KİŞİ
Şirketler kural olarak iki kişiden oluşurlar. Örneğin adi şirketi ele alacak olursak asgari iki kişi ile kurulabilir. Buna karşılık kooperatif şirketlerin kurulumu için en az yedi üyeye ihtiyaç vardır.Buna karşılık bu başlık altında bir de değinmemiz gereken şöyle bir konu var ki o da bazı meslektaşlarımızın da içinde bulunduğu sınırlamalara maruz kalan mesleklerdir.
Hakim, noter, devlet memuru, avukatlar gibi şahıslar işgal ettiği konum ve icra ettikleri görevleri gereği bazı sınırlamalara tabi tutulmak zorunda kalmışlardır. Bunların bi kaçı üstünde durup örneklerimiz ile inceleyecek olursak.Devlet memurları kollektif şirkete ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar. Anonim, limited ve kooperatif şirkete ortak olabilirler ancak burda da şöyle önemli bir nokta vardır, yönetim kurulunda görev alamazlar. Noterler de memurların uydukları statüye tabidirler. Avukatlar kollektif şirkette ve komandite şirkette komandite ortak olamazlar. Yalnızca anonim , limited ve kooperatif şirketlerin yönetim ve denetim kurullarında görev üstlenebilirler.
2.SÖZLEŞME
Şirket, bir sözleşme ilişkisidir. Ancak şirket sözleşmesi iki taraflı sözleşmelerden farklıdır. Şirket sözleşmelerinde taraflar bir birliktelik oluşturmak amacıyla borç altına girerler. Bu nedenle borçlar hukuku sözleşmelerine ilişkin ilke ve kurallar şirket sözleşmelerinde doğrudan doğruya uygulanmaz.
Şirket sözleşmesi adi şirket bakımından şekle bağlı değilken ( TTK md.620 ve devamı) ticaret şirketleri yazılı şekle tabidir. (TTK md. 212, md.305, f-1, md. 335, md.566, f-1, md. 575, f-1). Bunun sonucu ticari şirketlerde sözleşmenin asgari içeriğin de kanunda belirtilmiştir. Adi ortaklıkta böyle asgari bir içerik yoktur.
3. SERMAYE
Şirket, çalışma sahasında faaliyet göstererek amacına ulaşabilmesi için, sermayeye ihtiyaç duyar.
Şirkette nakdi, ayni ve emek sermayesi getirilebilir.
Nakdi sermaye para, alacak ve kıymetli evraktan oluşur.
Ayni sermaye taşınır ve taşınmaz mallar, fikri ve sınai haklar(marka, patent, tasarım, faydalı model vb.) ile haklı olarak kullanılan devredilebilir elektronik ortamlar , alanlar, adlar ve işaretler gibi değerlerden oluşur.
Şahsi emek, ticari itibar, teknik bilgi(know-how), müşteri portföyü ve iş tecrübesi ise emek sermayesini oluşturmaktadır.
Ancak her tür sermaye her türlü şirkete getirilemez. Adi, kollektif şirketlere her türlü sermaye getirile bilinilirken. Anonim ve limited şirkete emek sermayesi getirilemez. Komandit şirketlerde komantider anonim ve limited şirket ortağı, komandite ise kollektif şirket ortağı gibi sermaye getirebilir.
Sermaye miktarı bakımından bazı şirketlerde kanunen asgari limit getirilmiştir. Anonim şirketin kurulması için minimum 50.000 TL; limited şirketin kurulabilmesi için en az 10.000 TL getirilmelidir.(TTK md. 332, md.580 f-1). Bu rakamlar Bakanlar Kurulunca arttırılabilir. Kollektif, (adi) komandit şirketler, bir ticari işletme işletmek için kurulduğundan sermayenin en azından bir ticari işletme oluşturacak seviyede olması gerekir.
4. AMAÇ
Şirketin kuruluş ve varlık gayesi kazanç elde edip bunu ortaklara dağıtmaktır. Kazanç elde etme ve paylaşma amacı şirketin esaslı unsurudur. Bu husus şirketi dernek ve vakıftan ayırır.
Şirketlerde amaç ve konu birbirlerinden farklıdır.Konu şirketin iştigal sahası veya faaliyet alanıdır. Şirket amacına konusuna çalışarak ulaşır. Konusuz amaç gerçekleşmesi mümkün değildir ve konu amaç yolunda bir araçtır.
5. ORTAK ÇALIŞMA İRADESİ
Buna ortak amaç uğruna birlikte çaba unsuru da denir. Her bir ortak şirket amacının gerçekleşmesi için belli bir çaba ortaya koymalıdır ve gayret göstermelidir. Bu unsur şahıs şirketi olan adi, kollektif ve komandit şirkette güçlü, sermaye şirketi olan anonim ve limited şirkette zayıftır.
Ortakların şirketle rekabet etmemesi, şirket işlerinin dikkat ve özenle görülmesi, şirketin ortaklarca denetlenmesi ortak çalışma iradesine ilişkin unsurun yansımalarıdır.
TÜRK HUKUKUNDA ŞİRKETLERİN DÜZENLENİŞİ ve SINIFLANDIRILMASI ;
1.ŞİRKETİN DÜZENLENİŞİ
Türk hukukunda şirketler TBK, TTK ve özel kanunlarda düzenlenmiştir.
TBK da düzenlenen şirket adi şirkettir(md. 620-645 arasıdır). Adi şirketin tüzel kişiliği yoktur. O yüzden kuruluşu formalitelere bağlı değldir.
TTK'nda düzenlenenlerse bu kanunun ikinci kitabında yer alan şirket tipleridir. Kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketleridir. Bu şirketler de ticaret şirketleri adı verilmektedir.
Türk hukukunda şirketler özel kanunlarla da düzenlenmiştir. Özellikle sermaye piyasası, özel sigortacılık ve bankacılıktır. ( Sermaye Piyasası Kanunu, Sigortacılık Kanunu, Bankacılık Kanunu). Bunların dışında ki alanlarda da şirketle ilgili düzenlemeler öngören özel kanunlar vardır. Örneğin Kooperatifler Kanunu gibi.
2. ŞİRKETLERİN ÇEŞİTLİ YÖNLERDEN SINIFLANDIRILMASI
A. TÜZEL KİŞİLİĞE SAHİP OLMA BAKIMINDAN
1. TÜZEL KİŞİLİĞE SAHİP ŞİRKETLER ; TTK'nda ticaret şirketleri (md.124) ile özel kanunlar da düzenlenen şirketler genellikle tüzel kişiliğe sahiptir. Örneğin, bankalar, sigorta şirketleri, yatırım ortaklıkları birer anonim şirket olarak tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleridir.
2. TÜZEL KİŞİ OLMAYAN ŞİRKETLER ; TBK' da düzenlenen adi şirketin tüzel kişiliği yoktur. Bundan başka TTK'da düzenlenen donatma iştiraki, yapı ortaklığının; Vergi Usul Kanununda düzenlenmiş olan iş ortaklığının da (joint venture) tüzel kişiliği bulunmaz.
B. ŞAHIS ve SERMAYE ŞİRKETLERİ
1.ŞAHIS ŞİRKETLERİ ; Türk hukukunda adi, kollektif ve (adi) komandit şirket şahıs şirketi olarak nitelendirilir(TTK md.124 f-2). Şahıs şirketlerinde maksat ortakların kimliklerinin önemli rol oynaması, sermaye unsurunun belirleyici olmamasıdır.
Şahıs şirketlerinde ortaklar arasında güven önemlidir ve ortaklık esasen güven ilişkisine dayalı olarak kurulur. Ortak sayısı azdır. Ortaklar şirket borçlarından dolayı kişisel ve sınırsız sorumluluk taşırlar.
Şahıs şirketlerinde şirketin yönetimi ve temsili genellikle tüm ortaklara aittir. Kararlar oy birliği ile alınır. Şirket sözleşmesi ancak oy birliği ile alınacak bir kararla değiştirilebilinir. Ortaklar arası ilişkiler karşılıklı güvene dayalı olduğu için, içlerinin birinin ölümü, iflası veya fiil ehliyetini kaybetmesi kural olarak şirketin sona ermesine yol açar.
2. SERMAYE ŞİRKETLERİ ; Anonim, limited ve paylı komandit şirket Türk hukukunda sermaye şirketi olarak vasıflandırılırlar( TTK md.124 f-2). Sermaye şirketlerinde kişi unsurundan ziyade sermaye unsuru ön plandadır. Bu tür şirketlerin kanunen belirlenen asgari bir sermayeleri bulunması zorunludur.
Sermaye şirketlerinde alacaklılar ortakların mal varlığına başvuramaz. Ortakların şirket borçlarından dolayı kişisel sorumluluğu yoktur.
Sermaye şirketlerinde ortakların hak ve borçları şirkete getirmeyi taahhüt ettikleri sermayeye göre belirlenir. Ortak ne kadar çok sermaye taahhüt etmişse, elde edilen kardan o derece fazla talep etme ve aynı zamanda oy kullanma hakkının fazla olmasına bağlı olarak şirketin yönetimine katılma imkanı elde eder.
Sermaye şirketlerinde yönetim ve temsil organlara bırakılmıştır. Ortakların ölümü, fiil ehliyetini kaybetmesi veya iflası kural olarak şirketin devamını veya varlığını etkilemez.
C. ORTAKLARIN YÜKLENDİĞİ SORUMLULUK ŞEKİLLERİNE GÖRE
1. SINIRLI SORUMLULUK GETİREN ŞİRKETLER ; Anonim, limited ve kooperatif şirkerler de sınırlı sorumluluk esası geçerlidir. Komandit şirketlerde ise komanditer ortak ortak sınırlı sorumluluk yüklenmiştir.
Sınırlı sorumluluk esasına göre , ortaklar şirkete koymayı taahhüt ettiği sermayeden yerine getirmedikleri oranında sorumluluk taşırlar. Şayet ortak şirkete getirmeyi taahhüt etmiş olduğu sermayeyi yerine getirmemiş ise herhangi bir sorumluluğu kalmamış olur. Eğer sermaye borcunun bir kısmını ödemiş bir kısmını ödememişse ödemediği miktarda sorumlu olur.
Anonim ve Limited şirkette, şirket alacaklılarının doğrudan ortaklara başvurma imkanı bulunmaktadır. Bu şirketlerde sermaye koyma borcunun yerine getirilmesi, ancak şirket tarafından istenebilir.
Komandit şirkette şirket alacaklılarının komanditerlere doğrudan başvurma imkanı bulunmaktadır. Kooperatif şirkette şirket alacaklılarının ortaklara başvurması kural olarak mümkün değilse de , ortakların sorumluluğu konusunda ana sözleşmeyle farklı düzenleme getirilmesi de mümkündür.
2. SINIRSIZ SORUMLULUK GETİREN ŞİRKETLER ; Şahıs şirketlerinde şirket borçlarından dolayı sınırsız sorumluluk esası geçerlidir. Adi, kollektif ve komandit şirketlerde bu sorumluluk şekli geçerlidir. Adi ve kollektif şirkette tüm ortaklar, komandit şirketler de ise komanditer ortak, şirket borçlarından dolayı alacaklılara karşı tüm malvarlığı ile sorumludur.
Ortakların getirdiği sermayenin niteliği ve miktarı bu konuda önemli değildir. Komandit şirketlerde komanditer ortağın sorumluluğu taahhüt etmiş olduğu sermaye miktarı ile sınırlıdır.
Adi şirketlerde alacaklılar, şirketin borçlarından dolayı ortakların malvarlığına doğrudan doğruya başvurabilirler. Çünkü bu şirkette ortaklar birinci derece de sorumludurlar.
Kollektif şirkette ortakların ve komandit şirkette komandite ortağın malvarlığına doğrudan doğruya başvurulması mümkün değildir. Şirket borcu için ilk önce şirket malvarlığına müracaat edilmesi ve alacağın şirketin tüzel kişiliğinin malvarlığından tahsil edilmeye çalışması gerekir. Eğer alacak şirket malvarlığından elde edilmezse, ancak ondan sonra ortakların malvarlığına müracaat edilebilirler. Buna ortakların ikinci derecede sorumluluğu adı verilir.
Etiketler:
aile şirketi,
akp,
banka,
chp,
güncelhukuk,
hak,
hukuk,
hürriyet,
komandite,
ortak,
özel hukuk,
piyasa,
sigorta,
SPK,
şahıs şirketi,
şirket,
şirket çeşitleiri,
tck,
ticaret,
TMK
6 Eylül 2019 Cuma
TÜRK TİCARET HUKUKU-9
ŞİRKET KAVRAMI VE ŞİRKETİN UNSURLARI
1.ŞİRKET KAVRAMI ve TANIMI
Şirkette amaç iktisadidir. Şirket, şahısların kazanç elde edip bunu aralarında paylaşma
amaçlı birleşimini ifade etmektedir. Dernek ve vakıflar ticari olmayan amaçlarla kurulurlar.
Şirket, iki veya daha fazla kişinin mal veya emeklerini belirli bir amaçla birleştirmek suretiyle oluşturdukları ortaklıktır.
Şirketin tanımında beş unsura yer verilir. Bu unsurlar "kişi,sözleşme,sermaye,amaç ve ortak çalışma iradesidir."
2.ŞİRKETİN UNSURLARI
A.KİŞİ
- Şirketler kural olarak iki kişiden oluşur.Örneğin bir adi şirket, kollektif veya(adi) komandit şirket asgari iki kişi ile kurulabilir.(TBK md.620; TTK md.211,304)
- Bazı şirketlere ortaklık için gerçek veya tüzel kişi olmak fark oluşturur. Örneğin kollektif şirkete sadece gerçek kişiler ortak olabilir.(TTK md.211)
- Şirketlere ortak olmak için kanunda özel ehliyet şartı aranmamıştır.Burada Medeni Kanunda bulunan ehliyet kuralları geçerlidir.
- Hakim, noter, devlet memuru, avukat gibi şahıslar işgal ettikleri konum veya icra ettikleri görevleri gereği bazı sınırlamalara tabi tutulmuşlardır.Örneğin, devlet memurları kollektif şirkete ortak veya komandit şirkete komandite ortak olamazlar.Anonim, limited ve kooperatif şirkete ortak olabilirler, ancak bunların yönetim kurulunda görev alamazlar.Noterler de memurların uydukları statüye tabidirler.
- Şirket bir sözleşme ilişkisidir.Ancak şirket sözleşmesi iki taraflı sözleşmelerden farklıdır. Satış veya kira sözleşmelerinde iki taraf vardır ve bunlar karşılıklı olarak borç altına girerler. Buna karşın şirket sözleşmesinde taraflar bir birliktelik oluşturmak amacı ile borç altına girerler.Bu nedenle borçlar hukuku sözleşmelerine ilişkin ilke ve kurallar şirket sözleşmelerinde doğrudan doğruya uygulanamaz.
- Şirket sözleşmelerinde adi şirket şekle bağlı değildir ancak ticari şirketler yazılı şekle tabidir.Bunun sonucu ticaret şirketlerinde sözleşmenin asgari içeriğin de kanunda belirtilmiştir ancak adi ortaklıkta böyle bir asgari içerik yoktur.
- Şirket, çalışma sahasında faaliyet göstererek amacına ulaşabilmesi için, sermayeye ihtiyaç duyar. Bu nedenle her ortak belli bir sermaye getirmek zorundadır.
- Şirkete nakdi,ayni ve emek sermayesi getirilebilinir.Nakdi sermaye para,alacak ve kıymetli evraktan oluşur.Ayni sermaye taşınır ve taşınmaz mallar, fikri ve sınai haklar(marka, patent, tasarım, faydalı model) ile haklı olarak kullanılan devredilebilir elektronik ortamlar, alanlar, adlar ve işaretler gibi değerlerden oluşur. Şahsi emek, ticari itibar, teknik bilgi(know-how), müşteri portföyü ve iş tecrübesi ise emek sermayesini oluşturmaktadır.
- Amma velakin her tür sermaye her tip şirkete getirilemez. Adi, kollektif, şirkette sermaye türlerinin hepsi getirilebilirken. Anonim ve limited şirkete emek sermayesi getirilemez. Komandit şirketlerde komanditer anonim veya limited şirket ortağı, komandite ise kollektif şirket ortağı gibi sermaye getirebilir.
- Kazanç elde etme ve paylaşma amacı şirketin esaslı unsurudur. Bu husus şirketi dernek ve vakıftan ayırır.
- Şirketlerde amaç ve konu birbirinden farklıdır. Konu şirketin işgal sahası veya faaliyet alanıdır. Şirket amacına konusuna çalışarak ulaşır.Konusuz amacın gerçekleşmesi imkansızdır ve konu amaç yolunda bir araçtır.
- Buna ortak amaç uğruna birlikte çaba unsuru da denir. Bir başka deyişle, her bir ortak şirket amacının gerçekleşmesi için belli bir çaba ortaya koymalıdır ve gayrette göstermelidir.
- Ortakların şirketle rekabet etmemesi, şirket işlerinin dikkat ve özenle görülmesi, şirketlerin ortaklarca denetlenmesi ortak çalışma iradesine ilişkin unsurun yansımasıdır.
A. ŞİRKETLERİN DÜZENLENİŞİ
- Türk hukukunda şirketler TBK,TTK ve özel kanunlarla düzenlenmiştir.
- TBK'da düzenlenen şirket adi şirkettir(md.620 ile 645 arası). Adi şirketin tüzel kişiliği yoktur . O yüzden kuruluşu formalitelere bağlı değildir.
- TTK' da düzenlenenler ise bu kanunun ikinci kitabında yer alan şirket tipleridir. Bunlar kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketidir. Bu şirketlere ticaret şirketlere ticaret şirketleri adı verilir.
- Türk hukukunda şirketler özel kanunlarda da düzenlenmiştir. Şirketlerin özel kanunlarda düzenlendiği alanlar özellikle sermaye piyasası, özel sigortacılık ve bankacılıktır.
1.TÜZEL KİŞİLİĞE SAHİP OLMA BAKIMINDAN
a) TÜZEL KİŞİLİĞE SAHİP ŞİRKETLER ; TTK md. 124' e göre özel kanunlarla düzenlenen şirketler tüzel kişiliğe sabittir. Bunlara örnek verecek olursak en başta gelen elbette ki bankalar olacaktır.
b) TÜZEL KİŞİ OLMAYAN ŞİRKETLER ; TBK' da düzenlenen adi şirketin tüzel kişiliği yoktur . Ancak TTK'da düzenlenen donatma iştiraki, yapı ortaklığının; Vergi Kanununda düzenlenen iş ortaklığının da tüzel kişiliği yoktur.
2. ŞAHIS ve SERMAYE ŞİRKETLERİ
a) ŞAHIS ŞİRKETLERİ ; Hukukumuza göre adi, kollektif ve komandit şirket şahıs şirketi olarak nitelendirilir. Şahıs şirketlerinden maksat ortakların kimlikleri ancak sermaye unsurunun belirleyici bir unsur olmamasıdır. Bu şirketlerde ortaklar arası güven en önemli kaynağımızdır ve ortaklık esasen güven ilişkisine dayalı olarak kurulur bundan kaynaklı olarak da ortak sayısı az ve özdür. Şöyle niteleyici bir unsurumuz vardır ki ortaklar daima şirket borçlarından kişisel ve sınırsız sorumluluk sahibidirler . Bu şirketlerde daimi olarak kararlar oy birliği ile alınır ve bunun nitelemesi olarak şirket sözleşmesi ancak oy birliği ile alınacak olan kararla değiştirilebilir. En başında vurguladığımız gibi tüm ilişkiler güvene dayalı olmasından sebebiyet , içlerinden birinin ölümü, iflası veya fiiil ehliyetini kaybetmesi kural olarak şirketin sona ermesine yol açar.
b) SERMAYE ŞİRKETLERİ ; TTK md. 124, f.2 ' ye göre anonim, limited ve paylı komandit şirket sermaye şirketleridir. Buradaysa kişi unsurları yerine sermaye unsuru ön plandadır.Bu tür şirketlerin kanunen belirlenmiş olan asgari bir sermayelerinin bulunması zorunlu tutulmuştur. Bu duruma örnek verecek olursak anonim şirket için 50.000 tl iken limited şirket için 10.000 Tl' ye tekabül etmektedir. Sermaye şirketlerinde alacaklılar ortakların malvarlığına başvuramaz. Ortakların şirket borçlarından dolayı kişisel sorumluluğu yoktur. Ortakların hak ve sorumluluğu şirkete getirmeyi vaat ettiği sermayeye göre belirlenir. Ortak ne kadar çok sermaye taahhüt ederse elde edilen kardan o dereceye göre fazla talep etme ve aynı zamanda oy kullanma hakkının fazla olmasına bağlı olarak şirketin yönetimine katılma imkanı elde eder. Sermaye şirketlerinde yönetim ve temsil organlara bırakılmıştır. Ortakların ölümü, fiil ehliyetini kaybetmesi veya iflası kural olarak şirketin devamını veya varlığını etkilemez.
3. ORTAKLARIN YÜKLENDİĞİ SORUMLULUK ŞEKİLLERİNE GÖRE
a) SINIRLI SORUMLULUK GETİREN ŞİRKETLER ; Anonim, limited ve kooperatif şirketlerde sınırlı sorumluluk esası geçerlidir. Komandit şirketlerde ise komanditer ortak sınırlı sorumluluk yüklenmiştir. Sınırlı sorumluluk esasına göre ortaklar şirkete koymayı taahhüt etmiş olduğu sermeye yerine getirilmemiş ise taahhüdü oranına göre sorumluluk taşımaktadırlar. Ama şirkete getirmeyi taahhüt ettiği sorumluluğu yerine getirmişse ortak bir sorumluluğu kalmamış demektir. Eğer ki ortak sermaye borcunun bir kısmını ödememişse ödemediği miktar kadar sorumludur.
Anonim ve limited şirketteyse şirket alacaklılarının doğrudan ortaklara başvurma hakkı vardır. Sermaye koyma borcunun yerine getirilmesi sadece şirket tarafından istenilebilir. Komandit şirketteyse şirket alacaklılarının komanditerlere doğrudan başvurma imkanı bulunmaktadır. Kooperatif şirketlerdeyse şirket alacaklılarının ortaklara başvurması kural olarak mümkün değildir ama ortakların sorumluluğu konusunda ana sözleşmeyle yeniden bir düzenleme getirilmesi de mümkündür.
b) SINIRSIZ SORUMLULUK GETİREN ŞİRKETLER ; Şahıs şirketlerinde borçlarından dı-olayı sınırsız sorumluluk esasen geçerli olmaktadır. Adi, kollektif, komandit şirketlerde sınırsız sorumluluk şekli geçerli olmaktadır. Adi ve Kollektif şirkette tüm ortaklar Komandit şirketlerde komandite ortaklar şirket borçlarından alacaklılara karşı tüm malvarlığı ile sorumludur. Ortakların getirdikleri sermayenin niteliği ve miktarı önemli değildir. Komandit şirketlerde komanditer ortağın sorumluluğu taahhüt etmiş olduğu sermaye miktarı ile sınırlandırılmıştır. Adi şirketlerde alacaklılar, şirketin borçlarından dolayı ortakların malvarlığına doğrudan başvurabilirler. Nedeni ise ortakların birinci dereceden sorumlu olmalarıdır. Kollektif şirkette ortakların ve komandit şirkette komandite ortağın malvarlığına doğrudan başvurulma imkanı yoktur. Şirket borcu için önce şirket malvarlığına müracaat edilmesi ve alacağın şirket tüzel kişiliğinin malvarlığından tahsil edilmeye çalışması gerekmektedir. Ancak alacak şirket malvarlığından tahsil edilemezse ortakların malvarlığına müracat edilebilir. Bunu niteleyen sebep ise ortakların ikinci dereceden sorumluluğudur.
Etiketler:
akp,
bağlantı,
chp,
e devlet,
en son haber,
güncel haber,
güncelhukuk,
haberler,
hak,
hdp,
hürriyet,
mhp,
sorumluluk,
şirket,
tahsilat,
ticaret,
ticari
21 Haziran 2017 Çarşamba
TÜRK TİCARET HUKUKU-3
Bölüm 2 : TACİR YARDIMCILARI
- Türk hukukunda tacir yardımcıları esas itibari ile TBK ve TTK' da düzenlenmiştir. TBK' da düzenlenen tacir yardımcıları ticari temsilci, ticari vekil, pazarlamacı, simsar ve komisyoncudur. TTK' da düzenlenen tacir yardımcıları acente, taşıma işleri komisyoncudur.
- TBK ve TTK' da düzenlenen tacir yardımcılarından bazıları bağımlı bazılarıysa bağımsız tacir yardımcıları olarak düzenlenmiştir.
BAĞIMLI TACİR YARDIMCILARI
1. TİCARİ TEMSİLCİ(TİCARİ MÜMESSİL)
Ticari temsilci, işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemler de ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendini temsil etmek üzere açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir.
Özellikleri;
- Ticari temsilci ticari işletmede tacirden sonra en yetkili yönetici olduğu için ticari işletmenin çok büyük iş hacmine sahip olduğu ve şube ya da şubelerinin bulunduğu hallerde atanmaktadır.
- Gerçek kişi ticari işletmelerde ticari temsilciyi tacir atar.
- Tüzel kişi ticari işletmelerde atama yetkili organlarca yapılır.
- Kollektif ve komandit şirketlerde ticari temsilci atanması olağanüstü işlerden sayıldığı için yönetici vasfına sahip olsun ya da olmasın bütün ortakların oybirliği gerekir.
- Anonim şirket ve kooparatiflerde yönetim kurulu paylı komanditelerde anonim şirketlerdeki yönetim, kurulu yerine geçen komandite ortaklar tarafından limited şirketllerdeyse esas sözleşmede aksine hüküm yoksa genel kurul tarafından atanır.
- Ticari temsilcinin ticaret siciline kaydı mecburidir.
- Ticari temsilci, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı, işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya ve onun adına işletmenin amacına giren her türlü işlemleri yapmaya yetkili sayılır. Ticari temsilci, açıkça yetkili kılınmadıkça, taşınmazları devredemez veya bir hak ile sınırlandıramaz.
- Ticari temsilcinin üçüncü kişilerle yaptığı işlemler taciri başlar.
- Temsil yetkisi, bir şubenin işleriyle sınırlandırılabilir. Temsil yetkisi, birden çok kişinin birlikte imza atmaları koşuluyla da sınırlandırılabilir. Bu durumda, diğerinin katılımı olmaksızın temsilcilerden birinin imza atmış olması, işletme sahibini bağlamaz. Temsil yetkisine ilişkin az önce sıraladığımız ticaret siciline tescil edilmedikçe, iyiniyetli üçüncü kiişilere karşı hüküm doğurmaz. Temsil yetkisine ilişkin diğer sınırlamalar, tescil edilmiş olsalar bile, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
- Temsil yetkisi karşılıklı güvene dayandığı için tacir ticari temsilciye verdiği temsil yetkisine her zaman geri alabilir. Biz buna azil yani temsil yetkisinin geri alınması veya azletme demekteyiz.
- Bir de arkadaşlar temsil yetkisi ölüm , iflas veya fiil kaybının sonucunda da sona erer.
Tacir işletmede daha dar kapsamlı yönetim ve temsil yetkisi ya da sadece tahsis edilen belli bir işi yürütmek üzere elemanlar almak isteyebilir. Kanunda bu ihtiyacı karşılamak için ticari vekil şeklinde bir tacir yardımcısını hükme bağlamıştır.
Özellikleri ;
- Ticari vekil, bir ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmenin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir.
- Ticari işletmenin alışılmış bütün satış işlerini yapar.
- Yetkili oldukları işlemler hakkında fatura imzalamak.
- Ticari işletmenin alışılmış işlerinden doğan borçların ifa edilmesi veya bunların hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesine ilişkin ihtar veya diğer açıklamaları işletme sahibi adına yapmak; bu nitelikteki ihtar veya diğer açıklamaları, özellikle alışılmış işlem dolayısıyla teslim edilmiş mallara ilişkin ayıp bildirimlerini ticari işletme adına kabul etmek.
- Ticari vekiller tacir veya ticari temsilci tarafından atanır. açıkça olabileceği gibi kapalı da olabilir.
- Genel ticari vekil ticari işletmenin olağan bütün işlerini görmek üzere atanabilmektedir.
- Genel ticari vekilinin temsil yetkisi üçüncü kişilere bildirilmek şartıyla sınırlandırılabilir.
- Sınırlamalar üçüncü kişilere çeşitli ilan ve bildirim vasıtalarıyla duyurulabilir.
- Ticari temsilci için açıklanan istifa, azil , ölüm ve fiil ehliyetinin kaybı gibi sona erme nedenleri ticari vekiller için de geçerlidir.
3. PAZARLAMACI
Pazarlamacı, tacir adına işletme dışında faaliyette bulunan ve tacire hizmet ilişkisi ile bağlı bulunan tacir yardımcısıdır. Tacirlere işletmenin dışında gerçekleştirmeyi istediği faaliyetler bakımından, şube açmak ve acente aracılığından yararlanmak dışında sağlanan bir hukuki imkandır.
Özellikleri ;
- Pazarlamacı bağlı tacir yardımcısıdır.
- Pazarlamacı ancak tacir adına faaliyette bulunabilir. Esnaf ile sözleşmelerini konu alan sözleşmeler, pazarlamacılık sözleşmesi olarak nitelendirilemez.
- Pazarlamacı sürekli bir tacir yardımcısıdır. Bu unsur pazarlamacıyı simsardan ayırmaktadır.
- Pazarlamacının faaliyet alanın işletmenin dışıdır. Bu unsur pazarlamacıyı özel yetkili ticari vekillerden ayırmaktadır.
- pazarlamacının temsil yetkisi kural olarak yoktur ve gerçekleştirdiği faaliyet aracılık olarak nitelendirilmektedir. Bu unsur pazarlamacıyı eski düzenlemede yer alan seyyar tüccar memurundan ayırmaktadır.
- Pazarlamacı ve tacir arasında ki hizmet ilişkisi, ücreti de pazarlama ilişkisinin bir unsuru yapmaktadır.
- Tacir ve pazarlamacı arasında gerçekleştirilen sözleşmede sürenin sona ermesi, pazarlamacının yetkileri, ücret ve masrafların nasıl ödeneceği, taraflardan birinin yerleşim yeri yabancı ülkede ise hukukun ve yetkili mahkemenin hangisi olduğu konularını içermelidir. tarafların deneme süresi kararlaştırmaları da mümkündür. Deneme süresi iki ayı geçemez. Bu sözleşme şekle bağlı değildir.
- Pazarlamacının belli başlı hakları vardır. bunlar sırasıyla; Ücret hakkı, inhisar(teke) hakkı, masrafları isteme hakkı, hapis hakkıdır.
- Pazarlamacıların bir de belli başlı yükümlülükleri vardır. bunlar da sırasıyla; Talimatlara uyma yükümlülüğü, rekabet etmeme yükümlülüğü, bilgi verme yükümlülüğü, iş yerinde çalışma yükümlülüğü, garanti yükümlülüğünün bulunmasıdır.
- Pazarlamacılık sözleşmesinin şartları taraflarca düzenlenebilir. Böyle bir düzenleme olmazsa, hizmet sözleşmesinin sona ermesine ilişkin hükümler, pazarlamacılık sözleşmesinin sona ermesine de uygulanacaktır.
BAĞIMSIZ TACİR YARDIMCILARI
1. SİMSAR
Simsarın taraflar arası sözleşme kurulması imkanının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir.
Simsarın, bu işi meslek olarak icra etmesi zorunlu değildir. Ancak simsarın bir işletmesi var ve esnaf işletmesi sınırlarını aşıyorsa, tacir sıfatına da sahip olacaktır. bu sebeple simsar bağımsız tacir yardımcısıdır.
Özellikleri ;
- Simsarlık sözleşmesi müvekkil ve simsar arasında yapılan ve müvekkilin sözleşme yapabileceği üçüncü kişiyi bulmasını sağlamayı amaçlayan bir sözleşmedir.
- Simsar aracılık faaliyetinde bulunur. Simsarın kural olarak temsil yetkisi yoktur.
- Simsar müvekkilin menfaatlerini gözetmelidir.
- Ücret belirlenmemişse tarifeye, tarife yoksa teamüle göre ödenir.
- Zamanaşımı alacağın muaccel olduğu andan itibaren işlemeye başlar beş yıllık zamanaşımına bağlanmıştır.
Ticari mümessil(temsilci), ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer ya da bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları tacir adına yapmayı meslek edinen kimseye acente denmektedir.
Özellikleri ;
- Acenteler bağımsız tacir yardımcılarıdır.
- Acentelik ilişkisi bir sözleşmeye dayanmaktadır.
- Acente belli bir yer veya bölge içinde faaliyetini yapar.
- Acentelik ilişkisi süreklidir.
- Acenteliğin Aracı acente ve Sözleşme yapan acente olmak üzere iki türü vardır.
- Acente faaliyetini meslek olarak yürütmektedir.
- Acente tacir ve ticari işletme işlettiği ve acenteliği bu çerçevede yaptığı için gördüğü iş karşılığında ücret alır.
- Acente gerçek veya tüzel kişi olabilir.
- Acentenin belli başlı borçları vardır. Bunlar sırasıyla ; Müvekkilinin işlerini görme ve menfaatlerini koruma, haber verme, talimatlara uyma, önleyici tedbirler alma, rekabet etmeme,
- Acentenin belli başlı hakları vardır. Bunlar sırasıyla ; Ücret isteme hakkı, olağanüstü masrafların ödenmesini isteme hakkı, hapis hakkı, tekel hakkı.
- Aracı acentelik kanununda öngörülen asıl acente tipidir.
- Acenteye verilen temsil yetkisi sınırlandırılabilir.
- Acente, yetkisi olmaksızın veya yetki sınırlarını aşarak, müvekkili adına bir sözleşme yaparsa müvekkili bunu haber alır almaz icazet verebilir; vermediği taktirde acente sözleşmeden kendisi sorumlu olur.Acente aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili olarak her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir. Acentenin aracı veya temsilci olarak katıldığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açılabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir.
- Acenteliğin sona gelmesi olayına gelecek olursak sevgili arkadaşlar, acentelikle ilgili düzenlemelerin yanında, acentenin türüne göre aracı acente hakkında simsarlık hükümleri, sözleşme yapan acente hükümleri, sözleşme yapan acente hakkında komisyon hükümleri ve bunlarda da hüküm bulunmayan durumlarda vekalet hükümleri uygulanmaktadır.
BELİRLİ SÜRELİ ACENTELİK SÖZLEŞMESİNİN SONA ERMESİ ; Esasen aslında belirli sözleşme olarak yapılır ancak belirli süreli yapılmışsa acentelik sözleşmesi bu müddetin tamamlanmasıyla ve herhangi bir feshi ihbara gerek kalmaksızın kendiliğinden sona erer. Belirli süreli acentelik sözleşmesi sona ermesine rağmen taraflar sessiz kalarak sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmeye devam ederlerse acentelik sözleşmesi sona ermez, belirsiz süreli hale gelir.
BELİRSİZ SÜRELİ ACENTELİK SÖZLEŞMESİNİN SONA ERMESİ ; Acentelik sözleşmesi belirsiz bir müddet için yapılmışsa her iki taraf üç ay önce ihbar etmek şartıyla sözleşmeyi feshedebilir. Buradaki fesih ihbarının noter aracılığıyla veya telgrafla, iadeli taahhütlü mektupla veya güvenli elektronik imzalı belge ile yapılması gerekir. Belirsiz süreli acentelik sözleşmelerinde feshi ihbar süresi kısaltılamazsa da sözleşmeyle uzatılabilir.
HAKLI NEDENLERDEN DOLAYI ACENTELİK SÖZLEŞMESİNİN SONA ERMESİ ; Belirli ya da belirsiz süreli acentelik sözleşmelerinde haklı bir sebebin varlığı halinde karşı taraf sürelere uymak zorunda kalmadan her zaman sözleşmeyi feshetme hakkına sahiptir. Uyuşmazlık halinde gerek acente gerekse de müvekkilin dayandığı sebebin haklı olup olmadığına mahkeme karar verir.
DİĞER SEBEPLERDEN DOLAYI ACENTELİK SÖZLEŞMESİNİN SONA ERMESİ ; Taraflardan biri acente gerekse de müvekkilin dayandığı sebebin haklı olup olmadığına mahkeme karar verir.
15. Sona ermenin hüküm ve sonuçlarına gelecek olursak ; Sözleşmenin bazı nedenlerle sona ermesi halinde iki çeşit tazminat öngörülmüştür. bunlardan ilki yarım kalan işlere ilişkindir. İkincisiyse acentenin müvekkiline kazandırdığı müşterilerden kaynaklanan talep hakkıdır. İlk olarak bir haklı sebep olmadan veya üç aylık ihbar süresine uymaksızın sözleşmeyi fesheden taraf, başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır. Müvekkil, acentenin bulunduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediliyorsa, acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir.
16. Acentelik sözleşmesinden kaynaklanan tüm talep hakları sözleşmenin sona ermesinden itibaren beş yıllık zaman aşımı süresine tabidir.
17. TTK. md. 103 uyarınca özel kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla acentelikle ilgili hükümlere tabi tutulan kişiler şunlardır ;
- Sözleşmeleri yerli veya yabancı bir tacir hesabına ve kendi adına yapmaya sürekli olarak yetkili bulunanlar
- Türkiye Cumhuriyeti içinde merkez veya şubesi bulunmayan yabancı tacirler ad ve hesabına ülke içinde işlemlerde bulunanlar.
3. KOMİSYONCU
Komisyoncu kendi adına müvekkili hesabına hareket eder. Komisyoncu dolaylı temsil ilişkisi çerçevesinde faaliyet gösterir. Komisyoncu, işlemi kendi adına yapar, müvekkilinin hesabına hareket eder. İşlemden doğan hak ve borç değildir, komisyoncu tarafıdır. Çünkü komisyoncu müşteri ile yapılan işlemin tarafı değildir, komisyoncu tarafıdır. Çünkü komisyoncu müşteri ile kendi adına işlemi yapmaktadır.
Özellikleri ;
- Alım satım komisyoncusu kendi adına müvekkili hesabına işlem yapar.
- Komisyoncunun faaliyet şekli dolaylı temsil ilişkisine dayanır. Bundan dolayı müşteri ile kendi adına yaptığı işlemden doğan hak ve borçları müvekkiline devreder.
- Alım satım komisyonculuğunun konusu kıymetli evrsak veya menkul eşya(mal) alım satımıdır.
- Komisyoncu bağımsız tacir yardımcısı olmakla birlikte tacirle ilişkisi sürekli değildir. Komisyonculuk ilişkisinde müvekkil tek bir işin görülmesi için yetki verir. Bu nedenle komisyoncu acenteden ayrıdır. Çünkü simsar kendi adı veya hesabına hareket etmez. Kural olarak sadece tarafları buluşturur. Bu yönüyle komisyoncu simsardan ayrıdır. Ancak komisyoncu müvekkili ile sürekli ilişki içinde olmaması ile de simsara benzer.
- Komisyoncu ücret karşılığında faaliyet gösterir.
- Komisyonculuk faaliyeti ticari işletme boyutundan yürütülüyorsa işleten tacir sıfatını elde eder.
- Komisyoncunun borçlarıysa ; müvekkiline bilgi vermesi, eşyaya özen göstermesi, sözleşme konusu malı sigorta ettirmesi, müvekkilinden gelen talimatlara uyma ve işi tamamlamasıdır.
- Komisyoncunun haklarıysa TBK md. 538-545 hükümlerinde düzenlenmiştir. Ücret hakkı, verdiği avansları ve masrafları isteme hakkı, hapis hakkı, taraf olma hakkıdır.
- Komisyonculuk ilişkisi TBK md. 532, f. 2' de yapılan açık atıf gereği vekalet hakkındaki hükümler çerçevesinde son ulur. Buna göre, işin görülmesi, müvekkil veya komisyoncunun ölümü, gaipliği, iflası ve fiil ehliyetini kaybetmesi, istifa ve azil bu ilişkiye son verecektir. Uygun olmayan zamanlarda komisyonculuk ilişkisinden dönen taraf diğer tarafın zararını tazminle mükellef olacaktır.( TBK md. 512) komisyonculuk ilişkisinden kaynaklanan tüm davalar beş yıllık zaman aşımı süresine tabidir. (TBK md. 147, f.5)
- Taşıma komisyoncusu alım satım komisyoncusundan farklıdır. Taşıma işleri komisyoncusu kıymetli evrak veya mal alım satım ile meşgul olmayıp, müvekkilin talimatı doğrultulmasında onların bir yerden diğerine nakledilmesine aracılık ederler.
- Taşıma işleri komisyoncusu kendi adına müvekkili hesabına eşya taşıtmayı taahhüt eder.
- Taşıma işleri komisyonculuğu eşyanın yer değiştirmesine yönelik bir faaliyettir.
- Taşıma işleri komisyonculuğu devamlı yapılan bir iştir.
- taşıma işleri komisyonculuğu ücret mukabilinde yapılır.
Taşıma İşleri Komisyonculuğunun Borçları ;
- Ana borcu eşyayı taşımak ve bunun için bir taşıyıcı bulup onunla sözleşme yapmaktadır. Bu borcunu yerine getirirken basiretli bir tacir gibi hareket etmeli,, müvekkilinin menfaatlerini korumalı ve onun talimatlarına uygun davranmalıdır.
- Müvekkil eşyanın taşınması esnasında ortaya çıkabilecek hasar rizikolarına karşı onu koruyucu ambalaj içinde komisyoncuya teslim etmelidir. Komisyoncu kendisine teslim edilen eşyanın dışarıdan tespit edilecek eksikliklerini veya ayıbını bulup denetlemekle yükümlüdür.
- Müvekkilinin menfaatlerini koruyup ,talimatlarına uyumalıdır.
- Her hangi amaçla tedbir için taşıyıcıya koruyucu ambalajla teslim etmelidir.
- Müvekkilin emirlerini, taşıyıcıya iletmek.
- Komisyoncu üstlendiği işi bizzat gerçekleştirmelidir.
Taşıma İşleri Komisyonculuğunun Hakları ;
- Ücret isteme hakkı
- Masraf ve avansların ödenmesini isteme hakkı
- Hapis hakkı
- Komisyoncu taşıyıcının ücretini ödediği anda onun hakları kendisine geçer .
Taşıma İşleri Komisyonculuğunun Sona Ermesi ve Zamanaşımı ;
- TTK md. 917-930' da taşıma işleri komisyonculuğunun sona ermesi düzenlenmiştir. Alım satım komisyonculuğuna göre işin görülmesi, istifa, azil, ölüm, gaiplik, fiil ehliyetinin kaybı, iflas, sona erme nedenleri olarak sayılacaklardır.Taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesinden doğan tüm talepler bir yılda zamanaşımına uğrar. Ağır kusur ve kastın bulunması halinde zamanaşımı süresi üç yıldır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)